Barbaros Demirci
ABD / İsrail – İran Savaşının Plastik Sektörüne Muhtemel Etkileri
Ortadoğu`da devam eden savaş küresel petrol ticaretinin kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı`nın uzun süre kapalı kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Savaşla birlikte enerji fiyatlarının artmasının yanısıra Ortadoğu ile ticaret de büyük ölçüde aksamıştır. Çatışmalar, Türkiye`nin petrol, plastik, gübre, alüminyum gibi önemli girdilere erişimini zorlaştırırken, bu ürünleri işlemek için gereken enerjinin fiyatını da artırmaktadır.
Yüksek enerji ve gıda fiyatları sürerse dünya genelinde enflasyonu körükleyecektir. Artan nakliye ve girdi maliyetleri mal ve hizmet fiyatlarına yansıyacaktır. Özellikle enflasyonun daha kalıcı olduğu Türkiye gibi ülkelerde fiyat baskısı dönemine girilecektir. Ortadoğu’da tırmanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde yaşanan kırılma, üretimde de fiili duruşları beraberinde getirmiştir. Küresel enerji koridorunun kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol fiyatlarında yaşanan sıçrama, reel sektörü hammadde kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Plastik sektörünün ana girdisi olan polimerde hem fiyatların kontrolsüz yükselişi hem de tedarik yollarının tıkanması, üretim hatlarının durmasına yol açmıştır.
Plastik ve plastiğe dayalı üretim yapan tesislerin önemli bir kısmı bayram tatiline erken çıkarken, sektör temsilcileri üretimin korunması için kamu ihalelerinde ‘mücbir sebep’ ilan edilmesini ve geçici süre ile hammadde üzerindeki ilave vergilerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Plastik hammaddelerinde türlerine göre yüzde 60 ile yüzde 80 arasında değişen sert artışlar yaşanmıştır.
Bu dönemde bölgeye çalışan sigorta şirketleri risk primlerini iki katına çıkarmıştır. Söz konusu maliyet artışlarının bitmiş ürün üzerinde de etkileri baş göstermiştir. Peynir kabından su şişesine kadar her alanda kullanılan plastik, tekstil, beyaz eşya ve otomotiv gibi lokomotif sektörlerde ciddi bir enflasyon baskısı oluşturmaktadır. Eğer petrol fiyatlarında bir geri çekilme veya barış umudu doğmazsa, yıllık izinlerin erkene çekilmesiyle kapasite kullanım oranlarında sert düşüşler yaşanabilecektir. Özellikle kamu ihalelerine iş yapan firmalara yönelik önlem alınması gerekmektedir. Sabit fiyatlı ihalelerin mevcut hammadde artışlarıyla sürdürülme olanağı yoktur. Kamunun bu durumu force majeure kabul ederek fiyatları ivedilikle gözden geçirmesi gerekmektedir.
28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran savaşının etkileri de dikkate alınarak plastik sektöründe 2026 yılı sonunda 2025 yılına kıyasla miktar bazında; Üretimin %18,3 gerilemesi, ithalatın %23,1 azalması, ihracatın %21,8 gerilemesi, yurtiçi tüketimin %17,5 azalması, dış ticaret fazlasının %21,4 gerilemesi beklenmektedir. 2026 sonunda mamul üretiminin 8,2 milyon tona inmesi ve yurtiçi talebin de 6,6 milyon tona gerilemesi tahmin edilmektedir.




