Promet, Fırın Üstü Izgara Üretiminde İnovatif Ürünleriyle Ön Plana Çıkıyor
Promet Fabrika Yöneticisi Furkan Kağan Taşpınar, yılda dört milyondan fazla ürün üretebilecek kapasiteye sahip olduklarının bilgisini verdi.
Promet, Fırın Üstü Izgara Üretiminde İnovatif Ürünleriyle Ön Plana Çıkıyor
“Promet, sanayimize ve ülkemize karşı üstlendiği sorumluluğun bilinci ile çıktığı yolda, kalite felsefesi, yeni ürün gamları ve inovatif fikirleri ile dünya markası olma yolunda attığı adımları pekiştirmeye ve dünyanın önde gelen global beyaz eşya üreticilerine stratejik çözüm ortağı olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir” diyen Promet Fabrika Yöneticisi Furkan Kağan Taşpınar, yılda dört milyondan fazla ürün üretebilecek kapasiteye sahip olduklarının bilgisini verdi.
SUBCONTURKEY: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Furkan Kağan Taşpınar: Merhaba, öncelikle SUBCONTURKEY dergisinin uzun yıllardır sektörümüze gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ediyor ve çalışmalarınızda kolaylık ve başarılar diliyorum. Promet firmasında fabrika yöneticisiyim, 24 Aralık 1995 tarihinde İstanbul-Fatih’te doğdum. Aslen Rizeliyim ama doğma büyüme İstanbul’da ikamet etmekteyim. Lisans eğitimimi Yeditepe Üniversitesinde İngilizce olarak Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümünde tamamladım. Lisans eğitiminden sonra araştırma ve kurumsal danışmanlık, işletme ve maliyet yönetimi, üretim planlama ve süreçleri gibi kendi işletmemizi ve sektörümüzde ilgilendiren konular üzerine çeşitli stajlarda bulunup eğitim ve sertifika programlarına katılım gösterdim. Yaklaşık dört yıldır sektörde, Promet firmasında yöneticilik yapmaktayım.
SUBCONTURKEY: Promet Metal’in kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?
Furkan Kağan Taşpınar: 1980 yılında İstanbul’da kurulan Promet, beyaz eşya sektörünün yardımcı sanayi dalında fırın üstü ızgara ürünleri üretmektedir. Kurulduğu yıllarda döküm olarak üretilebilen fırın üstü ızgaralarındaki döküm kalite sorunlarını, maliyet yüksekliğini, üretimdeki çevresel sorunları ve ürün estetiği gibi problemleri fark eden Promet, bu sorunları aşmak adına Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek bu ürünü sac ve lama demirden tasarlayarak üretmiştir. Promet’in deneme üretimleri ve prototip modelleri, ana sanayimizin öncü firmaları tarafından değerlendirilip kabul gördükten sonra fırın sektöründe döküm ızgaradan lama ve sac fırın üst ızgara modellerine hızlı bir dönüşüm gerçekleşti.
Promet’in günümüze kadar devam eden başarılarla dolu öyküsü 200 metrekare alanda 8 kişi ve 3 adet makine ile başladı. Bu küçük başlangıç 1993 yılında hizmete açtığı Bolu tesislerinde 20.000 metrekare alan üzerine kurulu 5.500 metrekare kapalı alana sahip fabrikasında günümüzde yaklaşık 100 personeli ile beyaz eşya sektörünün önde gelen ana sanayi firmalarına üretim yapmaya kararlılıkla devam etmektedir.
Firmamızın Bolu tesislerinde beyaz eşya sektörüne yönelik hizmetleri; ‘Ürün Geliştirme, Soğuk Demir ve Sac Şekillendirme, Kalıphane, Otomatik Punta Kaynak, Preshane, Yüzey Temizleme, Elektrostatik Toz Emaye, CNC ve Kalite Kontrol’ gibi bölümlerde devam etmektedir.
Promet, sanayimize ve ülkemize karşı üstlendiği sorumluluğun bilinci ile çıktığı yolda, kalite felsefesi, yeni ürün gamları ve inovatif fikirleri ile dünya markası olma yolunda attığı adımları pekiştirmeye ve dünyanın önde gelen global beyaz eşya üreticilerine stratejik çözüm ortağı olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Nihai hedefi ise küresel pazarda bir dünya markası olmak ve bu minvalde hizmet vermeye devam etmektir.
Türkiye’de alanında ilk olma unvanının yanı sıra üretim kapasitesiyle de farkını ortaya koyan firmamız, ISO Kalite Belgesini 1998 yılında alarak bu alanda da öncü kuruluşlar arasında yerini almıştır. Sosyal sorumluluk projelerinde de üzerine düşen görevi büyük bir titizlikle yerine getiren firmamız, ayrıca işçi haklarını gözeten emekten yana, çalışanlarıyla dost bir firmadır.
SUBCONTURKEY: Üretimini yaptığınız ürünler ve üretim kapasiteniz hakkında bilgi verir misiniz?
Furkan Kağan Taşpınar: Promet‘in ana üretimi fırın üst ızgaraları olup bunun yanında çeşitli saç şekillendirme, tel, lama üretimleri ve yüzey temizleme ile elektro statik emaye kaplama işlemlerinden oluşmaktadır. Yılda dört milyondan fazla ürün üretebilecek kapasiteye sahip olup müşteri taleplerine her zaman cevap verebilecek deneyimli personelleri ve tecrübesi ile 1980’den beri ana sanayinin çeşitli lider markalarına olan üretimi aralıksız devam etmektedir.
SUBCONTURKEY: 2025 yılı Promet Metal açısından nasıl geçti? Cirosal ve üretim adetlerini değerlendirir misiniz?
Furkan Kağan Taşpınar: 2025 yılı hem Promet hem de Beyaz eşya sektörü açısından zor ve daralma ile geçen bir yıl oldu. Sektördeki daralmanın başlıca nedenleri özellikle Avrupa tarafındaki taleplerin zayıflaması, enerji, hammadde ve finansman maliyetlerinin yükselmesi, ticaret politikaları ve maliyet unsurlarındaki oynaklık denilebilir. 2025 yılında sektör %3 oranında küçülürken ihracat oranlarında ise %10’luk düşüş en kritik kırılma noktası olarak öne çıktı. Bunun yanında, firmamız üretim adetleri olarak 2025 yılını, 2024 yılına oranla yaklaşık %7’lik bir düşüş ile kapadı. 2025 yılındaki olumsuzluklara rağmen Türkiye, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın ikinci büyük beyaz eşya üreticisidir. Sektörde yapısal ve üretim altyapısı olarak hala çok güçlü bir konumda yer almaktadır. Promet olarak, çalışmaya, gelişmeye ve müşterilerimizin taleplerine eksiksiz cevap verme arzumuzla üretmeye devam ediyoruz.
SUBCONTURKEY: 2026 yılı için hedefleriniz nelerdir? 2025 yılına göre nasıl bir değişim beklemektesiniz?
Furkan Kağan Taşpınar: Önceki soruya verdiğim cevapta belirttiğim gibi 2025 yılı beyaz eşya sektörü ve Promet açısından zorlu ve daralmalar ile geçen bir yıl oldu. 2026 yılına baktığımızda sektör açısından durağan ve temkinli ama karamsar olmayan bir tablo görüyoruz. Sektörde 2025 yılındaki daralma etkisi halen hissediliyor özellikle yılın ilk aylarında hem iç pazar hem de ihracat rakamlarında düşüşler gözlemlemekteyiz. Ancak yılın geri kalanı için aynı derecede olumsuz bir tablo çizmek doğru olmayabilir. Yılın ikinci yarısından itibaren sektörde bazı dengelenme sinyalleri bekliyoruz. Enflasyondaki olası düşüş ve finansman koşullarındaki olası gevşeme özellikle iç pazarda kademeli bir canlanma ihtimali yaratabilir. Toparlayacak olursam, 2026 yılının sektörümüz için bir büyüme yılı olmaktan ziyade, dengeye gelebilme ve toparlanma sinyallerinin oluştuğu bir yıl olmasını bekliyoruz. Biz, Promet ailesi olarak üretim gücümüz, sektördeki otuz yılı aşkın tecrübemiz ve hem iç pazar hem de küresel trendlere uyumlu yapımız sayesinde kendimizi geliştirmeye ve müşterilerimizin taleplerine son derece kararlı bir şekilde cevap vermeye devam etmekteyiz.
SUBCONTURKEY: İhracatınız hakkında bilgi verir misiniz? Ağırlıklı hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz? Hedef pazarlarınız var mı?
Furkan Kağan Taşpınar: Promet uzun yıllardır Avrupalı müşterilerine ve Afrika’ya ihracat yapmaktadır. İhracat konusunda biz üretimlerimize ve dış müşteriler ile iletişimde kalarak onların çözüm ortağı olma arzumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Ancak günümüzdeki işçilik maliyetleri ve çok yüksek seviyelere çıkan taşıma ücretleri, ürün ihracı ve nakliyesi açısından bizlerin önündeki en büyük engel ve zorluklar olarak öne çıkıyor. Bu sorunun küresel bir sorun olduğunun ve özellikle lojistik maliyetlerini etkileyen uluslararası krizler sonucu ortaya çıktığının farkında olmakla birlikte müşterilerimiz için elimizden gelen tüm kolaylıkları sağlayarak üretimlerimize devam etme hedefindeyiz.
SUBCONTURKEY: Önümüzdeki dönem için hedefleriniz nelerdir? Yakın zamanda yatırımlarınız oldu mu/olacak mı?
Furkan Kağan Taşpınar: Promet olarak biz, çağın gerekliliklerine ayak uydurma, yenilenme ve değişime açık olma gibi durumları her zaman en önemli meselelerimizden olarak görmekteyiz. Çünkü günümüz dünyasında bir günde, hatta belki birkaç saatte pek çok şey değişebiliyor. Bizler bu yenilenme ve değişim trendlerini takip edip kendimizi güncel tutmak zorundayız. Promet ailesi olarak çağın gerisinde kalmayıp kendimizi devamlı güncel tutmak adına çok çalışıyoruz ve her zaman kendimizi geliştirecek yeni arayışlar içerisine giriyoruz. 2026 yılı ve sonrası için hedeflediğimiz ve gerçekleştirmeyi umduğumuz yeni hedeflerimiz ve projelerimizden size kısaca bahsetmek istiyorum. Ön görüşmelerimizin tamamlandığı ve mevcut kalite politikalarımız çerçevesinde karşılıklı anlaşmalarımızı tamamladığımız yüksek teknoloji ve hassasiyet ile mevcut üretimimize yardımcı olabilecek yapay zekâ modüllü robotik bir makine sistemi yatırımı yaptık. Bu projenin yanında hayata geçirmeyi planladığımız ham madde kullanım verimliliğimizi arttıracak ve personelimiz için üretim sürecini kolaylaştıracak, aynı zamanda bize hız ve kalite anlamında avantaj sağlayacak diğer projelerimizi de yine mevcut kalite politikalarımız çerçevesinde değerlendirip en kısa sürede gerçekleştirmek için sıkı bir çalışma halindeyiz. Promet, kuruluşundan bu yana gelişmeye ve teknolojik yenilenmeye her zaman önem ve öncelik vermiş bir firmadır. Bu yüzden önümüzdeki dönemler için yapılması planlanan çeşitli yatırım ve projelerimizle alakalı gerek taslak gerekse finalize noktasında bugünden adımlar atıp çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kendimizi geliştirmek ve rekabet gücümüzü her geçen gün daha yüksek seviyelere çıkartmak için bu tip yatırım ve projeleri değerlendiriyoruz.
SUBCONTURKEY: 2026 yılı için katılacağınız etkinlikler var mı?
Furkan Kağan Taşpınar: 2026 yılının ikinci dönemi için yurt içi veya yurt dışı olarak planlanmış bir organizasyonumuz bulunmamaktadır.
SUBCONTURKEY: Bolu’da üretim yapmanın avantajları ve dezavantajları neler?
Furkan Kağan Taşpınar: Ülkemizin her bölgesinde yatırım ve üretim yapmanın avantajları ve dezavantajları olmakla beraber, Bolu’da üretim yapmanın da avantaj ve dezavantajları elbette ki var. İlk olarak avantajlarından başlayacak olursam, İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehir arasında olması ulaşım açısından bir avantaj oluşturmaktadır, aynı zamanda trafik yoğunluğu olmayan huzurlu bir şehir olması da şehirde yaşayan ve çalışanlar açısından pozitif bir durum olarak söylenebilir. Son olarak işletme ve arsa giderlerinin büyük şehirlere kıyasla daha düşük seviyelerde olması Bolu’da ticaret yapmanın avantajlarından biridir. Dezavantajları gelecek olursak en başta nitelikli iş gücü havuzunun büyük şehirlere göre daha sınırlı olması ve son yıllarda ciddi anlamda artış gösterip adeta bir tehdit haline gelen ve benim yakın gelecekte sanayi firmalarını bekleyen en büyük tehlikelerden biri olarak gördüğüm mavi yaka personel bulma, çalıştırma ve devamlılığını sağlama sorunu olarak söyleyebilirim.
SUBCONTURKEY: Dijitalleşme ve sürdürebilirlik konularında neler yapıyorsunuz?
Furkan Kağan Taşpınar: Önümüzdeki yıllarda şüphesiz çoğu üretim tesisinde makine ve yapay zekâ modüllü robotik sistemlere bağlı dijitalleşmenin ön plana çıkacağı bir dönem yaşayacağız. Teknoloji her geçen gün gelişiyor ve trendler değişiyor. Bu yüzden, sektör fark etmeksizin birçok işyeri, fabrika, tesis vb. yapay zekâ modüllü robotik makine sistemleri ve etkin dijitalleşme ile er ya da geç tanışmak zorunda kalacağını düşünüyorum. Bu sistemlerin bazıları maliyetli sistemler olabilir fakat şirketlerin gelecek hedeflerinde mutlaka bu tip makine ve sistem yatırımlarının olması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bizim kendi işletmemizde son derece önem verdiğimiz ve gelecekte, günümüze nazaran çok daha ciddi bir öneme sahip olması kaçınılmaz olan sürdürülebilirlik ve karbon ayak izi konusu var. Sürdürülebilirlik denildiğinde genellikle akla ilk çevrenin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele gibi temel başlıklar gelir fakat aslında hayatımızın her alanında çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik gibi sorumluluklarımızın olduğunu unutmamak gerekir. Promet ailesi olarak fabrikamızın enerji tüketimi ve operasyonel verilerini dikkatle takip ederek 2024 yılında fabrikamıza yaptığımız GES yatırımı sonucu tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yarısını yenilenebilir enerjiden sağlayarak hem doğaya hem de ülkemize enerji verimliliği konusunda katkı sağlamaktayız. Elde ettiğimiz enerjiyi üretimimizde etkin bir şekilde kullanmaktayız ve sadece bu yatırımla kalmayıp kendimize bu alanda yeni hedefler koymaya devam ediyoruz. Bu hedeflerden bir tanesi, karbon ayak izimizi günden güne daha düşük seviyelere indirmek. Bu, karbon emisyonlarını en aza indirme ve üretim süreçlerimizde enerji verimliliğini artırma konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor. Bizler, sürdürülebilirliğe atılan her adımın ne kadar küçük olursa olsun daha temiz ve yeşil bir gelecek yaratma konusunda hayati bir rol oynadığına inanıyoruz.
Ek olarak;
Değerli sanayicilerimiz,
Küresel sorunlar ve anlaşmazlıkların bir hayli arttığı bu dönemde. Bizlerin üretim ve rekabet gücümüzün, aynı zamanda tecrübemiz ve potansiyelimizin ülkemizin kalkınmasındaki en önemli unsurlardan biri olduğuna inanıyorum. Hepimizin emeği ve vizyonu, geleceğimizi şekillendiriyor.




