TAYSAD’da BaÅŸkan Dr. DudaroÄŸlu Göreve Devam Dedi
Cari Açık, Otomotivde Kritik Teknoloji Üretimiyle Azaltılacak
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri DerneÄŸi’nin (TAYSAD) seçimli 36. Genel Kurul’unda BaÅŸkanlığa yeniden Dr. Mehmet DudaroÄŸlu seçildi.
Dudaroğlu, yeni dönemde otomotiv endüstrisi için kritik teknolojilere yönelerek cari açığı düşürmeye katkı sağlayacaklarını söyledi.
‘Güçlü Sanayi Güçlü Marka’ sloganıyla marka ve katma deÄŸeri ile rekabet gücü yüksek öncü bir sektör hedefleyen Taşıt Araçları Yan Sanayicileri DerneÄŸi’nin (TAYSAD) seçimli 36. Genel Kurulu yapıldı. Seçimde tek aday olan TAYSAD BaÅŸkanı Dr. Mehmet DudaroÄŸlu, üyelerin desteÄŸiyle göreve devam dedi. DudaroÄŸlu, yeni dönemde kritik teknolojilerin ülke ekonomisine kazandırılması yönünde yeni bir projeye baÅŸladıklarını duyurdu.
TAYSAD 36. Genel Kurul’da ödül alan baÅŸarılı firma temsilcileri Bakan Işık ve BaÅŸkan DudaroÄŸlu ile birarada.
Genel kurulda TAYSAD’ın geçen dönemdeki faaliyetlerini anlatan BaÅŸkan DudaroÄŸlu, üyelere gelecekle ilgili hedeflerinin de büyük olduÄŸunu söyledi. DudaroÄŸlu, ülke ekonomisinde cari açığa da neden olan kritik teknolojilerin sektöre kazandırılabilmesi için Ekonomi Bakanlığı’nın desteÄŸiyle önemli bir proje baÅŸlattıklarını kaydetti. Bu proje çerçevesinde Türk otomotiv tedarik sanayinin yatırım yapabileceÄŸi yeni teknoloji alanları belirlenecek ve bu yönde giriÅŸimler yapılacak.
Otomotivde lider ülke
Otomotiv endüstrisinin, ekosistemi bütününde yer alan yetkin oyuncuların desteÄŸiyle lider ülkelerden biri olma potansiyeli taşıdığına dikkat çeken DudaroÄŸlu, “Bu potansiyelimizi yüksek katma deÄŸerli teknolojik ürünler üretmeye yönlendirmemiz gerekmektedir. Bu yetkinliÄŸimizi geliÅŸtirmemiz gereken ana ürün grupları ise motor ve motor parçaları, güç aktarma organları, elektrik – elektronik parçalar ve aktif – pasif güvenlik parçalarıdır” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
DudaroÄŸlu, küresel bir TAYSAD vizyonu için ‘TAYSAD 2023 Projesi’ni baÅŸlattıklarını da hatırlatarak, karar vericiler nezdindeki etkinliklerini artırmak istediklerini ve Türkiye’nin küresel bir tedarik merkezi olabilmesi için çalışmalar yürüteceklerini kaydetti.
“İmalatçı KKDF’den muaf tutulsun”
Sektörün önünün açılabilmesi için Bakan Işık’a taleplerini de aktaran DudaroÄŸlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üretimde Avrupa’da birinci olduÄŸumuz hafif ticari araç segmentinde rekabetçi konumun korunmasını, parça test ihtiyaçlarının karşılanması için akredite test laboratuvarlarının oluÅŸturulmasını, imalatçıların KKDF’den muaf tutulmasını ve Ar-Ge merkezlerinin tabana yayılabilmesi için eÅŸdeÄŸer çalışan sayısının 30 kiÅŸi olarak uygulanmasını talep ediyoruz.”
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın da katıldığı genel kurul, otomotiv endüstrisinin tüm sektör paydaÅŸlarını bir araya getirdi. Genel kurulda söz alan CLEPA BaÅŸkanı Arnaud De David-Beauregard, otomotiv endüstrisinin küresel verilerini paylaÅŸarak sektörün dünyadaki geleceÄŸi açısından umut verdiÄŸinin altını çizdi.
TAYSAD Yeni Yönetimi de belirlendi
Dr. Mehmet Dudaroğlu başkanlığında görev yapacak yeni yönetim kurulu üyeleri ise şöyle: Başkan Vekili Alper Kanca, Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa M. Alaca, Gökhan Tunçdöken, Sinan Akın, Aptullah Saner, Hayri Kaya, Şekib Avdagiç, Albert Saydam, Perihan İnci ve Ayşegül Orhan.
Genel kurulda ayrıca ‘Patent-Faydalı Model-Endüstriyel Tasarım’ alanında baÅŸarılı olan AktaÅŸ Hava Süspanyiyon, YiÄŸit Akü ve Olgun Çelik’e, ‘İhracat’ alanında baÅŸarılı olan Bosch Sanayi, CMS Jant ve Federal Mogul Piston AÅž’ye, ‘EÄŸitim’ alanında baÅŸarılı olan Farplas, Ecoplas ve Hexagon Studio’ya ödülleri Bakan Işık, Türk Patent Enstitüsü BaÅŸkanı Prof. Dr. Habip Asan ve TAYSAD BaÅŸkanı Dr. DudaroÄŸlu tarafından verildi.
Ford Otosan: Üretimde Önceliğimiz Yüksek Yerlilik Oranı
Ford Otosan Satın Almadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Kabatepe, ana sanayinin global başarı için tedarikçilerle el ele vermesini, ana ve yan sanayinin globalleşme yolunda birbirini destekliyor olması gerektiğini belirtti.
Yan sanayicilere ve tedarikçilere rekabetçi, kaliteli ve inovatif oldukları oranda yerli üründen yana olduğunu söyleyen Cengiz Kabatepe İmalatçılar Zirvesi Ödül Töreninde tedarikçileriyle paylaştığı konuları, biraraya geldiğimiz Gölcük fabrikasında bize de aktardı.
Ford Otosan Tedarikçileriyle El Ele Verdi
İmalatçılar Zirvesi Ödül Töreninde Global Başarı İçin El Ele mesajı verdiniz. Bunu okuyucularımız için detaylandırır mısınız? Bu başarı nasıl sağlanacak?
Cengiz Kabatepe: Sadece Ford Otosan olarak deÄŸil, kendim Cengiz Kabatepe olarak da misyonumu ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı vermek amacıyla lokomotif Türk Otomotiv Endüstrisinin topyekün globalleÅŸmesi yolunda imalatçılarla el ele vererek, ana ve yan sanayinin birbirini bu globalleÅŸme yolunda desteklemesi olarak belirledik. Çünkü artık Türkiye’nin ekonomik geliÅŸmesi, istihdamının artması globalleÅŸmeden geçiyor. GloballeÅŸmeyi yapabilmek için de yan sanayilerimizin önünü açmak, onlara destek verebilmek, yabancı ortaklarımıza da imalatçı haline getirmemiz gerekiyor. Projelerimiz de yan sanayilerimizle ortak bir ÅŸekilde çalışarak, onları da global alanda daha etkin, daha baÅŸarılı, Türkiye’ye daha fazla iÅŸ saÄŸlar konuma getirmek istiyoruz. Bunun için imalatçı zirvesinin ismini bu sene “Global BaÅŸarı İçin El Ele” dedik. Bunun anlamı sadece bizim imalatçıyı desteklememiz deÄŸil, imalatçının da bizi desteklemesi anlamına geliyor.
2023 Hedefleri İçin Umutluyuz
Türk otomotiv endüstrisi 2008 yılına kadar hızlı bir yükseliş gösterdi. 2009 yılında düşüş yaşadıktan sonra şuan tekrar toparlanmaya girdi. 2023 hedefimiz 4 milyon adet araç üretimi ve bunun 3 milyon adedini ihraç etmemiz anlamına geldiğini biliyoruz. Şu an yaşadığımız toparlanma süreci 2023 yılı hedefleri için bizi umutlandırıyor. Ümitkar olmamızın nedeni de 2014 yılındaki ekonomik beklentiler ve dünyadaki rekabetçilik endeksidir. 2013 yılında gelişmiş ülkelerin büyüme oranları %1,2 civarındaydı. 2014 yılı ekonomik beklentileri ise tahminler Ekim ayında yapıldığında %2 idi, Ocak ayında tekrar yapılarak revize edildi ve %2,2 oldu. Demek ki gelişmiş ülkelerin büyüme oranlarında pozitif bir beklenti var. Avrupa ekonomisindeki esas pazarımız olan büyüme beklentileri pozitif yönde gidiyor. Önemli ihracat pazarlarımızdaki ekonominin büyüdüğünü görmek bizleri de umutlandırıyor.
Ümitkar olmamızdaki ikinci konu ise; dünya rekabetçilik endeksidir. Dünya rekabetçilik endeksi aslında üretimi simgeliyor. Ekonomik büyüme ise satın alma gücünü simgeliyordu. Ekonomi büyüyor, demek ki pazardaki alım gücü artacak demektir. Rekabetçilik endeksi birçok geliÅŸmiÅŸ ülkede azalıyor. GeliÅŸmekte olan üreticilerde ise durum tam tersi, onlar yukarıya doÄŸru çıkıyor. Hindistan 4’ten 2’ye çıkıyor, Brezilya 8’den 3’e çıkıyor, Vietnam 17’den 10’a çıkıyor, Türkiye ise 20’den 16’ya çıkıyor. Buradan çıkan sonuç bu ivmeyi sürdürebilirsek ülkemiz otomotiv endüstrisi rekabetçiliÄŸini ve verimliliÄŸini arttırarak geliÅŸmiÅŸ pazarlara yönelik üretim ÅŸansını artırıyor. Bu iki veriyi birleÅŸtirdiÄŸimizde; pazarlardaki alım gücü artarsa ve biz de rekabetçilik gücümüzü artırırsak demek ki biz o pazarlara nüfus etme imkanına sahibiz.
Otomotiv İhracatının %48’sini Yan Sanayi Yapıyor
Yan sanayinin durumuna bakarsak; 2008 yılında 25 milyar dolar ihracatın 18 milyar doları ana sanayi, 7 milyar doları yan sanayi tarafından yapılmıştı. Yan sanayinin oranı %29’du. Sonraki yıllarda bu oran %29’dan %42’ye çıktı. Hatta yan sanayinin ihracat oranı, 2014 yılının başında Ocak- Åžubat aylarında ilk defa %48’e çıktı. Neredeyse otomotiv ihracatının yarısını yan sanayi yapıyor. 2023 yılı hedefindeki 75 milyar dolar otomotiv ihracatına giden yolda global baÅŸarı yan sanayinin baÅŸarısı ile gelecek diyoruz.
Olumlu dış etkenlere ilaveten bizim avantajlarımız da var; stratejik konumumuz, geliÅŸmiÅŸ otomotiv alt yapısı, devlet desteÄŸi ve teÅŸvikler, geliÅŸen Ar-Ge alt yapısı. EÄŸer biz bunun üzerine kalite, tasarım yeteneÄŸi, esneklik ve düşük maliyette rekabetçi olabilirsek yeni yatırımlar neden Türkiye’ye gelmesin. Dünya otomotiv sektöründe Türkiye’nin ÅŸansını bu yüzden yüksek görüyoruz.
Böyle bir ortam da biz de Ford Otosan olarak hızla yükseliyoruz. 1960 yılından bu yana neler yaptığımızı İmalatçı Zirvesine katılan tedarikçilerimize açıkladık.
Ford Otosan’ın Ürün ve Faaliyetleri 5 Kıtada
1960 yılından 2000’e kadar olan 40 yılda 700 bin araç üretirken son 13 yılda 2 700 000 araç ürettik. Hızlı bir büyüme var. İç pazar bu kadar hızlı büyümüyor, bu istihdam bu ekonomik baÅŸarı hep globalleÅŸme ile oldu. Bu baÅŸarıyı globalleÅŸerek saÄŸladık.
Türkiye’de Son 12 Yılın Åžampiyonu Ford Otosan
Son 3 yılda kit adedi olarak da parça ihracatı yapıyoruz. Transit ve Cargo parçalarımızı Rusya, Malezya, Brezilya ve Amerika’ya sevk ediyoruz. Yani araç üretim rakamlarımızın üzerine son 3 yılda 30-40 bin araçlık parça kiti de göndermeye baÅŸladık. Oralarda bizim ürünlerimiz üretilmiÅŸ oluyor. Son 12 yılda Ford Otosan Türkiye’de en çok satan marka pozisyonunda. 2013’te de bu ÅŸampiyonluÄŸumuz devam etti.
Ford Otosan’ın Global Modelleri Piyasa Girmeye Devam Ediyor
Connect aracımızdan 1 milyon tane ürettik. İlk defa iki kıtada hem Avrupa hem de Amerika’da yılın aracı ödülünü kazandı ve Türkiye’den Amerika’ya ihraç edilen ilk araç oldu. O artık tarihini tamamladı, onun yerine ÅŸimdi Transit Courier geliyor. Transit Courier’nin en belirgin özelliÄŸi, geliÅŸtiricisi ve tek üreticisi Türkiye’dir. Bu aracında lansmanı yapıldı ve 2014 yılının ikinci yarısında piyasaya süreceÄŸiz. Cargo’da keza yeni ürünlerimiz var ve onlar devreye girdi. Cargo’da aslında çok önemli bir hamle yapacağız. 5 yıl içinde satışların büyük kısmını da ihracata vereceÄŸiz, Cargo’da da globalleÅŸmeye çalışıyoruz. Biz artık rakamlarımızı 10 binlerin üzerine çıkarmayı planlıyoruz ve ihracatla büyümeye çalışıyoruz. Brezilya’da Rusya’da ve Çin’de Cargo projelerimiz var. Brezilya’da ortak üretimimiz var, kamyonumuz Brezilya’da yapılıyor. Çin’de motor üretimini bir firmayla yapıyoruz. 2016 yılından itibaren bize ait olan motoru onlar üretecek. Rusya’da da satış ofisleri kurarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz, orada da bir yerli üretim için imkan araÅŸtırıyoruz. Yani Cargo’da da hızla globalleÅŸiyoruz.
Ford’un önümüzdeki 5 yılda yapacağı 25 yeni araç modeli var, bunların 6 tanesi Ford Otosan tarafından yapılacak. Büyük çoÄŸunluk Ford’un arabaları ülkemizde yapılıyor. Yeniköy fabrikamız Türkiye’deki son yıllardaki tek otomotiv fabrika yatırımı oldu. Kocaeli fabrikamızın üzerine son 3 senedir kabaca 1,9 milyar dolarlık ek yatırım ve proje harcaması yaptık. Bu tabii bizim sadece bu fabrikaya yaptığımız yatırım deÄŸil yan sanayicilerimizle beraber yaptığımız takım yatırımlarıdır. Yan sanayicilerimiz de çok yatırım yaptılar. Yeniköy fabrikamızla beraber toplam kapasitemiz 415 bin araç oldu. Bu sene bu kadar araçlık üretim yapmıyoruz ama piyasaya göre ileride 415 bin araç üretimine çıkacağız. İmalatçı parkımızı da geniÅŸlettik. Kendi içerimizde imalatçımıza yer veriyoruz, onların yerlerini geniÅŸlettik ve 19 imalatçımıza yer vermiÅŸ olduk. İç içe olduÄŸumuz imalatçı sayısı artıyor. Biz böyle projeleri yaptığımız da birçok yan sanayicimizin teknolojisi geliÅŸiyor, yeni hatlar alınıyor, yeni robot yatırımları yapılmış oluyor.
Ford Otosan olarak 1960’lı yıllardan bugüne geldik. Åžuan dünyanın birçok yerine araç üretiyoruz, parça ihracatına baÅŸladık, Ar-Ge ihracatı yapıyoruz. Brezilya’da üretilen kamyonu biz geliÅŸtirdik. Tüm dünyadaki Ford’a geçen sene 73 milyon dolarlık mühendislik hizmeti ihraç ettik. Sadece mühendislik deÄŸil, proje desteÄŸi de veriyoruz. Araç ihraç ediyoruz, parça ihraç ediyoruz, Ar-Ge ihraç ediyoruz ve proje desteÄŸi veriyoruz. Artık Ford Otosan böyle bir global hale geldi. Ürün ve faaliyetlerimiz 5 kıtada. Bu global baÅŸarı yolunda da yan sanayicilerimizle el ele diyoruz.
Ortağımız Ford kaliteli ve rekabetçi imalatçıları bulmak için de sınır tanımıyor, dünyanın her tarafına bakıyor. Global başarı için lokal imkanlardan yararlanmaya çalışıyor. Kaliteli, ucuz rekabetçi mal nerede bulursa gidip oradan alıyor. Bizim yan sanayicilerimizin de büyük hacimde üretim yapmak gibi bir imkanı var. Bu bakımdan yeni işler neden ülkemize gelmesin diyoruz. Yan sanayicilerimizle el ele verirsek zirveye doğru çıkmaya devam edeceğiz.
Bu yaklaşıma en iyi örnek gecen Kasım ayında Ford’un global satınalmadan sorumlu BaÅŸkan Yardımcısı Hau Tai Tang ve kurmayları Ford Otosan ve yan sanayicilerini ziyaret etti; özellikle son projelerimizde yan sanayicilerimizin ortaya koyduÄŸu rekabetçi performans bu global baÅŸarı için lokal imkanları araÅŸtırma stratejileri paralelinde atılmış bir adımdı. İnaniyorum ki bu tip geliÅŸmeler, global baÅŸarı için el ele verdiÄŸimizde yeni ve çok büyük hacimli iÅŸleri ülkemize kazandırmak için en önemli dayanaklarımızdan biridir.
Zirve yolculuÄŸunda neleri geliÅŸtirmeliyiz diyerek yan sanayicilerimize İmalatçı Zirvesinde bunları da anlattık. GeçtiÄŸimiz proje döneminde karşımıza çıkan bazı problemleri de yine tedarikçilerimizle paylaÅŸtık. Organizasyon problemleri, planlama ile alakalı iÅŸlerde yaÅŸanan problemler, kalite problemlerine karşı hızlı aksiyon almamız gerekiyor. Tasarım imalat konusunda yan sanayicilerin doÄŸru komponent ve ekipman tedarikçilerini seçmeleri gerekiyor. Gecikmelerden dolayı imalatçılarımız zarara girmemeli. Kalite çok önemli, Ford’un Q1 belgesiyle tüm imalatçılarımızın belgelendirilmesi gerekiyor, ÅŸuan gecikmiÅŸ olan Q1 imalatçılarımız var. Q1 belgesi olmayan imalatçıyla çalışamıyoruz. Yine bazı eksik noktalar var. Yan sanayicilerimizin bütün bunlarda biraz daha hızlı geliÅŸme göstermeleri gerekiyor.
Global arenada kalite ve ikmalde hata lüksü yoktur. Sıfır hata olması gerekiyor. Sıfır hata olmayı kafamıza koymamız gerekiyor. Tedarikçilerimize bunun vurgusunu yaptık.
Anahtar Kelime: Sürdürülebilir Rekabet
2014 yılında bizi neler bekliyor imalatçılarımızla bu konuyu da konuştuk. Bizim bu konularda iyileşebilmemiz için anahtar kelimenin sürdürülebilir rekabet olduğunu imalatçılarımıza söyledik.
Daha da rekabetçi olmak için neler yapmak gerekiyor?
Cengiz Kabatepe: Fiyatlandırma konusu çok önemli. Fiyatlandırma konusunda fiili maliyete dayalı rekabetçi fiyatlandırma ve döviz bağımlılığını azaltılması çok önemlidir. Türkiye, dünyada döviz kurlarında kırılganlık açısından en riskli ülkeler arasında. Endonezya, Güney Afrika, Türkiye, Brezilya, Hindistan en kötü durumdaki ülkeler. Biz dolar karşısında çok deÄŸer kaybettik. Bu bakımdan fiyatlarımız içinde ne kadar döviz bağımlılığı fazlaysa bu yabancı yatırımcıyı korkutuyor. Çünkü bizim lokal para birimleri ile çalışıyor olmamız gerekiyor. Döviz bağımlısı olduÄŸumuz zaman riskimiz artıyor. Türkiye 2005-2008’e kadar yılda 20-22 milyar dolarlık yabancı yatırımı giriÅŸi varken krizin de etkisiyle bu son
3-4 senede neredeyse yarıya düşmüş. Otomotivle ilgili yatırımlar ise 100 milyon dolarlara düşmüş durumda bu da zaten yan sanayi yatırımları. Bizim genel olarak fiyatlarımızda bütün yan sanayilerde üçte bir (bu tartışabilir rakamdır) oranında iyileştirme yapmamız gerekiyor. Dövize bağımlılık konusu bu bakımdan bizi çok ilgilendiriyor.
Ford Otosan 2012-2013 Yıllarında Yerli Yan Sanayiden 6 Milyar TL Alım Yaptı
Yerlileştirmeyi Artırmamız Gerekiyor
İkinci konu ise yerlileÅŸtirme; hammadde, komponent, teknoloji, mühendislik konusunda yerlileÅŸtirmeyi artırıyor olmamız gerekiyor. Bu konu zaten devletin de üzerinde durduÄŸu, ihracatçı birliklerinin de üzerinde durduÄŸu bir konu. Devletin yerlileÅŸtirmeyi destekliyor olması da çok güzel. ÖrneÄŸin Çin ve Rusya lokalizasyona çok önem veriyor ve üretimlerini hayli artırdılar. Rusya üretimini 2009’dan 2012’ye 700 bin adetten
2 milyon 200 bin adede çıkardı. Yerli oranı artırdığı için üretimini de artırmış oluyor. Sürdürülebilir rekabet için dövize az bağımlı yapımızın üzerine ilave olarak yerlilik oranını artırmamız gerekiyor. Lokal avantajımız için bu iki konu çok önemli.
Bizim şu anki seferberliğimiz, akıllı, mantıklı ölçülerde ne kadar lokalizasyon yapabilirsek o kadarını yapmak.
Sonuç olarak biz yan sanayilere hep yerli üründen yana olduğumuzu söylüyoruz. Fiyat iyi olduğu sürece, rekabetçi olduğu sürece ve kalitesi tutuğu sürece biz oyumuzu yerliden yana kullanıyoruz.
Ne yapıp ne edip maliyetlerimizi çok daha rekabetçi kılmamız gerekiyor. El birliğiyle daha verimli malzeme kullanma tekniklerini geliştirmemiz, alternatif kaynakları araştırmamız, proseslerimizi iyileştirmemiz, yeni teknoloji kullanımlarına gitmemiz gerekiyor. Böylece maliyetlerimizde her sene sürdürülebilir rekabeti ortaya koymamız gerekiyor. Herkes ticaret yaptığı için tabii ki para kazanacak ama rekabetçi olmak zorundayız. Bu bakımdan dengeyi bulmak gerekiyor ve her sene %3-5 verimlilik sağlamamız lazım. Verimlilikten kastımız körü körüne fiyat indirimi değil;enerji ve hammadde kullanımından proses ve yonetim faaliyetlerine kadar her alanda verimlilik arttırmaktır. Mesela hurda oranını azaltıp, 10 kilodan değil de 8 kilodan malı üretmek gerekiyor. Hurdaya 3 kilo gitmeyecek de 2 kilo gidecek, bu verimliliği artırarak kaybı ve dolayısıyla maliyetleri azaltmış olacak. Alternatif kaynaklar bulunabilir, prosesler iyileştirilip maliyetler azaltılabilir.
Yan sanayicilerimizin problemlerini biliyoruz ve problemlerden başarıyla çıkıp el ele zirveye ulaşacağımıza, global başarıya ulaşacağımıza inandığımızı söyledik. Ödül töreninde yan sanayicilerimize genel olarak bu mesajları verdik.
Ar-Ge konusunda tedarikçileriniz neler yapabilirler?
Cengiz Kabatepe: Yan sanayicilerimizin Ar-Ge konusunda mutlaka kendilerini geliÅŸtirmeleri gerekiyor. Ülkemizdeki Ar-Ge merkezlerinin büyük çoÄŸunluÄŸu da otomotiv sanayinde. Bu konuda önemli destekler var ve bu destekler giderek de artırılıyor. Yan sanayicilerin yapacağı tek ÅŸey Ar-Ge’lerini geliÅŸtirmeleri, Ar-Ge merkezi ve inovasyon konusunda daha fazla kaynak, ekip, ekipman ve eleman ayırmaları gerekiyor. Ürünün komponent olarak markası bize ait olması gerekiyor. Bunu yapmadığımız da verimliliÄŸi saÄŸlamamız mümkün olmuyor. Biz teknik olarak yol gösteriyoruz ama yan sanayilerin de Ar-Ge teÅŸviklerinden muhakkak yararlanması lazım.
Ford Otosan olarak her sene yan sanayicilerimizin elemanlarına verdiÄŸimiz eÄŸitim desteÄŸimiz var. Bu eÄŸitimlerden cüzi bir katılım payı alıp bu katılım payını Türk EÄŸitim Vakfı’na Ford Otosan ve Tedarikçileri eÄŸitim bursu diye veriyoruz. Her sene en az 5-6 tane öğrencinin full eÄŸitim (4-5 senelik) hayatını karşılıyoruz. Geçen sene 1500 kiÅŸiyi eÄŸitime tabi tuttuk. Onlara ağırlıklı kalite konusunda, bakım konusunda, malzeme kontrol sistemi gibi konularda eÄŸitimler veriyoruz. Orta ölçekli yan sanayilere bu konuda geliÅŸme fırsatı sunmuÅŸ oluyoruz.
Hizmet alımı ve yan sanayici olmak üzere kaç tedarikçiniz var?2013 yılında ne kadarlık bir satınalma yaptınız? 2014 yılında ne kadarlık bir satınalma yapacaksınız?
Cengiz Kabatepe: 2012-2013 yıllarında Türkiye’de yerleÅŸik imalatçılarımızdan kabaca toplam 6 milyar TL’lik bir alım yaptık. Yerli yıllık satın almamız ortalama 3-3,5 milyar TL civarındadır.
2014 yılında satın almamız 2013 yılına göre paralel gidecektir. Üretim adetlerimiz de %10’luk bir azalma olacak. Bu azalma pazar daralmasından deÄŸil, yeni 2 tane aracımızın piyasaya girecek olmasındandır. Bu sene projelerimizin devreye girmesi ile alakalı doÄŸal üretim kaybımız var. Senenin ikinci yarısında istikrar saÄŸlanırsa ve iç pazarla dış ihracat imkanları artarsa mevcut üretim adetlerini biraz daha artırarak en azından geçen yıla eÅŸit bir duruma varmak istiyoruz.
Türkiye’de toplamda 700’ün üzerinde tedarikçimiz var. Sürekli parça aldığımız ise 200 civarında yan sanayicimiz var.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Cengiz Kabatepe: Benim son olarak söylemek istediÄŸim konu; En son Transit Courier projesinde Türkiye’de global alanda rekabetçi ÅŸartlarla araç yapılabileceÄŸini yan sanayicilerle beraber çok iyi gösterdik. Ford tarafından bu projeler dikkati çekti. Bize bundan sonra önemli bir görev düşüyor; bu baÅŸarımızı devam ettirir, ana ve yan sanayi olarak bu gücümüzü gösterebilirsek rekabetçiliÄŸimizi sürdürebiliriz. Avrupa’da artık verimli üretim yok, rekabetçiliÄŸini kaybetti. DoÄŸu Avrupa’daki ülkelerden daha hızlı hareket edip hata yapmadan rekabetçiliÄŸimizi artırabilirsek Avrupa’dan uzaklaÅŸan imalatı ülkemize cekerek otomotiv sektörünü daha iyi yerlere getirebiliriz. Biz Ford Otosan olarak el ele olma ve destek verme konusuna gerçekten çok önem veriyoruz. Bu anlayışın içerisinde yan sanayilerimizle birbirimizi destekleyerek çok daha iyi yerlere geleceÄŸimizi ve ülkemizin kalkınmasına olan katkımızı çok daha fazla arttıracağımızı düşünüyorum.
Haberin Kaynağı : SUBCONTURKEY YAN SANAYİ ve TEDARİKÇİ GAZETESİ
17.04.2014




