Ana Sayfa > Yazarlar > Hakan Ömer Gider Tüm Hakan Ömer Gider Yazıları

Dijital İletişim

Merhaba, bu elinizdeki sayı ile birlikte 2018’e bye bye diyeceğiz. Acısı ile tatlısı ile, hatırlamak istediklerimiz ile hatırlamak istemediğimiz bir sürü anı biriktirerek yepyeni ve inanarak yeni bir yıla giriyoruz.

Belki bazılarımız için gelecek yıl bu yıldan “daha zor geçeceği” düşüncesine inanmak daha doğru gelirken bazılarımız için de “gelecek yıl daha iyi olacak” görüşüne inanmak…

Öyle ya da böyle gelecek yılın bize “kriz” mi? yoksa “fırsat”mı? olacağı yaşamadan anlaşılmayacak. Fakat bildiğim bu konudaki tek şey “kriz” kişilerin hazır olup olmadığına bakmadan gelirken, “fırsat” sadece bunu anlayacak olanlara ve daha çok hazır olanlara gelecektir.

Genel anlamda ülkede yaşanan her türlü sorunların yanı sıra daha mikro bazda işletmelerde ve işletmelerin birlikte çalıştığı diğer işletmelerde ciddi bir sorun son birkaç yıldır ayyuka çıkmış durumdadır. En çok talep gören eğitimin en çok eksikliği duyulan konu olduğundan yola çıkarsak. “iletişim” başlıklı eğitimler, özellikle gelişen işletmelerde çok talep görüyor.

Ne kadar acıdır ki ortalama altı yaşından beri konuşup, ancak yirmili yaşlara geldiğimizde konuşmanın bir iletişim olmadığını öğreniyoruz. Sözlü iletişim konusunda kırdığımız potlar ve davranış hatalarımız yüzleri geçerken, bir de şimdi başımıza dijital dünyadaki iletişim geldi.

Kısaca toparlamak gerekirse, e-mailler, MSN, Whatsapp, Mesenger vb. tüm iletişim araçlarında yazarak iletişim kurarken çok basit kuralları göz ardı ederek, iletişimi zorlaştırıyoruz.

  1. Aldığımız tüm yazılı mesajlara aldığımıza dair bir cevap vermeyi ya unutuyoruz ya da gereksiz buluyoruz. Bize bu mesajları attıktan sonra alıp almadığı konusunda, tahminden başka bir şey kalmıyor. Bu konu sadece mesajın ulaşıp, ulaşmadığı ile ilgilidir.
  2.  Mesajın ulaşıp ulaşmadığına cevap vermemenin yanı sıra orada sorulan bir soru ya da davranış için de aynı metodu uygulayıp, sessiz kalıyoruz. 

Ör: Market zincirleri olan bir müşterimde satın almaya bakan kişi, 17 farklı mağazanın mağaza müdürlerine “…. Ürün geldi” diye mesaj attığımda sadece 3-5 tanesinin cevap yazdığını ve kalanın cevap bile vermediğini söylediğinde; işin acısı mağazalar koordinatörünün bu olay karşısında ki cevabı; “Hakan Bey bizim şirketimizde mesajlara cevap verme kültürü yoktur” şeklindeki koruyucu tavırdır.

  1. İstenilen iş yapma amaçlı hazırlanan tekliflere sonucu belli olmasına karşın katılan yani teklif alınan kişilere dönerek “maalesef olmadı” diye söylememek. Burada teklifi veren firmanın makul bir sürede iş için dönülmediğinde, kişinin “her halde işi bize vermediler!” diye kendi kendine düşünüp, sessizce kalması gerektiği düşünülüyor. Son zamanlarda bu tavır o kadar çok yerde ve durumda başıma geliyor ki; bu düşünceyi kabul ettirip, zafer kazanmaları an meselesi. Karşıt bir görüşte olup, karşısında durabilmek gerçekten çok zor.
  2. Bir başka iletişim kazası, randevu iptallerinde yaşanıyor. Aldığınız bir randevuyu “Aman vazgeçmesinler!” diye teyit etmeden gittiğinizde, görüşeceğiniz kişinin bir işi çıktığı, hasta olduğu, seyahatte olduğu, acil toplantısı çıktığı gibi bir sürü bahane ile karşılaşıp, sekreterinin de randevuyu tehir etmeyi unuttuğunu Tuzla’dan Beylikdüzü ’ ne gittiğimiz randevu yerinin “danışma” bölümünden öğrendiğimiz de oluyor.
  3. Bir başka durumda iş yeri olsun, ev olsun, çat kapı gelen misafirlerden kaynaklanıyor. Güvenlikli sitelerde yaşadığımızda, istersek kişiyi almayıp, yok dedirtme imkanı da olmasına rağmen “ayıp olması diye” istemediğimiz kişiler ile görüşme ve muhatap olma durumunda kalabiliyoruz. 

Siz isiz olun yukarıda çok basit gördüğümüz iletişim davranışlarını lütfen özenle uygulayın. Birçok insan artık bu tip hatalardan dolayı iletişim kurmamayı tercih ediyor.

Hakan Ömer GİDER

 

 

 

 

 

 

              

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş