Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

Değerli Satınalma Profesyonelleri,

GENEL GÖRÜNÜM

https://www.capital.com.tr/is-dunyasi/arastirmalar/ne-kadar-mumkun

 

Dış faktörlerin satınalma maliyetlerini ciddi ölçüde etkilediği şu dönemde maliyet baskısını azaltmak için tedarikçilerimiz ile işbirlikçi çalışmalar yapmamız önem kazanıyor. Ayrıca, bu dönemde daha şeffaf tedarikçi ilişkileri geliştirmeye çalışmalıyız. Diğer yandan artan riskleri de unutmayalım. Özellikle gelişmekte olan ekonomileri zorlayan bu ortamda tedarikçilerimizin finansal risklerini daha yakından takip etmeliyiz. Tedarikçilerimizin artan maliyet baskısını ne şekilde ve nereye kadar kompanse edecekleri doğru belirlemeli hatta bunu şeffaf bir şekilde masaya yatırmalıyız. Anlaşma fiyatlarında baz alınan referans fiyatlar ile mevcut fiyatları ve beklenti fiyatlarını analiz ederek ortak kararlar verip, aksiyonlar alabiliriz. Tedarikçi konumundaki birçok üreticinin, artan maliyetleri aynı oranda müşterilere yansıtamıyoruz dediğini duyuyorum. Bu konuda da haklılar, ancak müşterinizin de bu artışları aynı oranda kendi müşterisine yansıtamadığını görmek gerekiyor. Bu şekilde düşünerek, öncelikle maliyetleri nasıl minimum seviyeye çekebiliriz çalışmalarının yapılması ve bunun müşteriye bir rapor halinde sunulması gerekiyor. Tüm bunların yanında güçler dengesini de unutmayalım. Maliyet artışlarını gerçekten veya fırsatı kullanarak fiyatlarına yansıtacak ve kabul etmezseniz sevkiyatlarını durduracak, sizden daha güçlü tedarikçiler de olabilir. Bu tedarikçilerin tek yönlü düşünme karakteristiğini mutlaka not almamız ve mümkün olduğu kadar kısa bir sürede güç dengesini yakalayacak çalışmalar başlatmamız önem arz ediyor.

 

Son gelişmelere baktığımızda, önümüzdeki dönemin de hiç kolay olmayacağını görünüyoruz. Zira, Capital dergisinin Temmuz ayı araştırmasına göre, 2018'de birçok sektörün gündeminde “fiyat rekabeti” olacak. Çünkü enflasyon, kur, hammadde fiyatlarındaki artış, toplam maliyetleri ciddi oranda artırdı. Son 1 yıldaki maliyet artışının %100’ü bulduğu sektörler bile var. Boyada %100, çimentoda net %35, hazır giyimde ise %15-25 arasında bir maliyet artışı gözleniyor. Şirketleri zorlayan en yüksek girdi kalemleri ise hammadde, enerji ve işçilik. Özellikle ithal ağırlıklı sektörler, kurdaki artışı kârsızlıkla tolere etmeye çalışıyor. Ancak uzmanlara göre bunu 2018’de de sürdürmenin çok imkanı yok. Şirketler, maliyet artışının getirdiği faturanın tamamını olmasa da en az yarısını etiketlere yansıtmaya hazırlanıyor. Capital’in 15 sektörü kapsayan araştırması, sektörlerin bu yıl yapması gereken fiyat artışlarıyla “yapabileceklerini” kıyaslıyor. Aradaki fark en az 7 puan. Bazı sektörlerde ise yapılması gereken ile yapılabilecek zam oranı arasındaki fark 80 puana kadar çıkıyor. Ortalama %30’ları, hatta bazı sektörlerde %100’ü bulan maliyet artışını tolere etmek, sadece verimlilik artışıyla mümkün olmuyor. Uzmanlara göre sürdürülebilirlik için yaşanan maliyet artışını fiyatlara yansıtmak şart. Ancak, “olması gereken” ile “olabilen” arasındaki fark, giderek açılmış durumda. Bazı sektörler, artan maliyetlerin ancak yarısı kadar zam yapmayı planlanıyor. Ama hiç yansıtamayacak olanlar da var. Piyasa koşulları, rekabet düzeyi, tüketicinin direnci ve arz fazlası, şirketlerin maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtmasını engelleyen faktörler arasında öne çıkıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm (DEG) Raporu’nu “Daha Dengesiz Büyüme ve Yükselen Ticaret Gerilimleri” başlığıyla güncellediği raporda, ABD ve ticaret partnerleri arasında yaşanan ticaret geriliminin, küresel ekonomiyi ''rayından çıkarabileceği'' uyarısında bulundu. Raporda, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin küresel büyüme beklentileri %3,9 seviyesinde korunmasına karşın, giderek dengesizleşen büyüme ile aşağı yönlü risklerin arttığı da vurgulandı. Diğer yandan Deloitte tarafından Temmuz ayında yayımlanan ekonomik görünüm raporunda, “küresel koşulların ülkemizin de dâhil olduğu gelişmekte olan ekonomiler (GOE) için olumsuz yönde geliştiğini gittikçe daha belirgin şekilde hissediyoruz.” Ifadelerine yer verildi.

Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

 

Selamlarım ve Saygılarımla,

Gürkan Hüryılmaz

Purchasing Turkey – Satınalma Türkiye

CEO

info@purchasingturkey.com



Not: Ünvanın güncellenmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Metal-Demir-Çelik:

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Bakır fiyatları Temmuz ayında %6.51 azalılş göstererek 6.213 USD/ton seviyesinde olurken, bakır stokları %13.62 oranında azaldı. LME bakır fiyatları, Çin'in ABD'ye 60 milyar dolarlık ithal mallara tarife uygulayacağını açıklamasından sonra güçlenen dolar ile birlikte düşüş eğilimi gösteriyor. Çin Maliye Bakanlığı 5.207 ABD malına %5 ila %25 arasında ekstra vergi koyacaklarını açıkladı. Tarife uygulanacaklar arasında demir cevheri, bakır konsantresi, çinko ve nikel de vardı. Analistler bunun bakıra etkisinin çok az olacağını, çünkü Çin'in ABD'den sadece %3 ihtiyacını aldığını belirtiyor. Analistlere göre bakır fiyatları 3.çeyrekte düşmeye devam edecek. Ancak, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlardaki artışın gelecekte bakır talebini arttıracağı da belirtiliyor. Scotiabank, yayınladığı son tahmin raporunda Bakır fiyatları için 2019 yılı ortalamasını %4.83 artış ile 3.25 USD/lb olarak açıklarken; Citibank’ın 2018-Q4, 2019-Q1, 2019-Q2, 2019-Q3 ve 2019-Q4 için tahmini sırasıyla, 6.800, 6.600, 6.600, 6.800 ve 6.600 USD/ton olarak gerçekleşti.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Alüminyum fiyatları Temmuz ayında %5.59 azalış göstererek 2.061 USD/ton olurken, alüminyum stokları %7.38 oranında arttı. LME Alüminyum prim değerleri, Temmuz ayına ABD için 10$/ton ve Batı Avrupa için 5$Ton artış gösterirken; Doğu Asya ve Güneydoğu Asya için değişmedi. CME Group’a göre alüminyum prim değerleri Avrupa’da 2019’a kadar artış eğilimli olacak. Kanada’nın alüminyum ihracatı, ABD’nin çelik ve alüminyuma dönük gümrük tarifelerinin ardından Haziran ayında %7 düşerek 851 milyon dolara geriledi. Çin’in ABD’ye cevaben bakırın dahil olduğu metal grubuna dönük gümrük vergisi uygulayacağını ilan etmesinin ardından, piyasa analistleri bu hamlenin küresel metal ticaretini fazla etkilemeyeceğini, Çin’in bu metalleri daha çok Peru ve Endonezya’dan ithal ettiğini belirtiyorlar. Rus alüminyum üreticisi Rusal, ABD yaptırımlarına rağmen yüksek piyasa fiyatları nedeniyle ikinci çeyrekte karını 440 milyon dolara yükseltti. Rusal'ın tekerrür eden net karı geçen yılaın aynı dönemine göre % 75 artttı ama 2018'in ilk çeyreğine göre % 17 düştü. Scotiabank, yayınladığı son tahmin raporunda Alüminyum fiyatları için 2019 yılı ortalamasını %5.26 artış ile 1.00 USD/lb olarak açıklarken; Citibank’ın 2018-Q4, 2019-Q1, 2019-Q2, 2019-Q3 ve 2019-Q4 için tahmini sırasıyla, 2.100, 2.100, 2.150, 2.200 ve 2.200 olarak gerçekleşti.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Nikel fiyatları Temmuz ayında %7.75 azalış göstererek 13.750 USD/ton olurken, nikel stokları %6.08 oranında azaldı. Küresel maden şirketi BHP, Batı Avustralya'da nikel madeni gelişiminde ve keşfinde daha fazla yatırım için girişimde bulunuyor. BHP, dünyanın en büyük nikel sülfüt tesisi olması beklenen yatırımın Nisan 2019'da faaliyete başlamasını ve kapasitesinin 100.000 ton/yıl nikel sülfüt olmasını bekliyor. Outokumpu Ağustos ayı paslanmaz çelik primlerini ton başına, 430 kalite için 1 EUR, 304 kalite için 63 EUR ve 316 kalite için 104 EUR düşüşle açıkladı. Scotiabank, yayınladığı son tahmin raporunda Nikel fiyatları için 2019 yılı ortalamasını %7.69 artış ile 7.00 USD/lb olarak açıklarken; Citibank’ın 2018-Q4, 2019-Q1, 2019-Q2, 2019-Q3 ve 2019-Q4 için tahmini sırasıyla, 14.500, 14.500, 14.500, 14.500 ve 14.500 USD/ton olarak düz bir çizgide gerçekleşti.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Çinko fiyatları Temmuz ayında %10.77 azalış göstererek 2.630 USD/ton olurken, nikel stokları %3.68 oranında azaldı. Scotiabank, yayınladığı son tahmin raporunda Çinko fiyatları için 2019 yılı ortalamasını sabit tutarak 1.45 USD/lb olarak açıklarken; Citibank’ın 2018-Q4, 2019-Q1, 2019-Q2, 2019-Q3 ve 2019-Q4 için tahmini sırasıyla, 3.000, 2.800, 2.800, 2.500 ve 2.500 USD/ton olarak gerçekleşti.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Kurşun fiyatları Temmuz ayında %11.44 azalış göstererek 2.152 USD/ton olurken, kurşun stokları %3.42 oranında azaldı. Aynı dönem için Kalay fiyatları ise %2.29 artış göstererek 20.100 USD/ton olurken, kalay stokları %3.10 oranında azaldı. Uzmanlara göre, son dönemde metallerde yaşanan yükselişe kayıtsız kalan kurşun fiyatları, hızlı yukarı tepki yapabilir. Kurşun fiyatlarında, Citibank’ın 2018-Q4, 2019-Q1, 2019-Q2, 2019-Q3 ve 2019-Q4 için tahmini sırasıyla, 2.400, 2.300, 2.300, 2.200 ve 2.200 USD/ton olarak gerçekleşti.

 

Demir cevheri fiyatları Temmuz ayında %4.0 oranında artış göstererek 78 dolara seviyesinden ayı kapattı. Demir cevheri fiyatlarının nihai mamul ürün piyasasındaki toparlanma ile güçlenmeyi sürdürdüğü belirtiliyor. Referans fiyatı olan Avustralya çıkışlı %62 tenörlü toz cevher fiyatlarının (CFR) 65.8 $/ton seviyesine yükseldiği, söz konusu yükselişin, vadeli sözleşmeler ve çelik fiyatlarındaki artışın ardından gerçekleştiği kaydediliyor. Tangshan’daki yeni üretim kısıtlamalarının nihai ürün ve hammadde fiyatlarında yukarı yönlü eğilimi devam ettirdiği bildiriliyor. Dünyada çelik üretiminde ilk on sırada olan Çinli Shougang Group, Peru'daki demir cevheri madeninde kapasiteyi iki katına çıkardı. Şirketten yapılan açıklamada Marcona'da bulunan projenin şimdi yıllık 20 milyon ton üretim kapasitesine ulaştığını belirtti. Açıklamada genişlemenin şirketi uluslararası alanda etkili yere getireceği ifade edildi. Proje, 1992 yılında 120 milyon dolara Hierro Peru'dan satın alınmıştı. Rio Tinto, 2018-Q2’de Avustralya’nın demir cevheri sevkiyatlarının %14 arttığını açıkladı. SteelOrbis’e göre, Ağustos başında Avrupa piyasasında soğuk ve galvanizli sac fiyatları yükselirken, Çin’de de çelik levha, filmaşin ve inşaat demiri fiyatları artış gösterdi.  Scotiabank, yayınladığı son tahmin raporunda Demir Cevheri fiyatları için 2019 yılı ortalamasını %4.76’lık düşüş ile 60 USD/ton olarak açıkladı. Rusya, Başbakan Dmitri Medvedev'in talimatıyla, Washington'ın Rusya menşeli çelik ve alüminyum ürünlerine getirdiği gümrük vergilerine misilleme olarak ABD'den ithal edilen bazı ürünlere yüzde 25-40 oranlarında ek vergi uygulamaya başladı.

 

Plastik ve Kauçuk:

Temmuz ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %5.15’lik düşüş görülürken, en yüksek düşüş %7.14 ile ABS fiyatlarında görüldü. Bunu %6.83 ile PA6, %5.24 ile PE, %4.93 ile PP, %4.76 ile PS ve %1.99 ile PVC izledi. PA66 fiyatları Temmuz ayında da ortalama %5.90 oranında artarak, yükselişini devam ettirdi. BASF, Kuzey Amerika bölgesi için 1 Ağustos’tan itiabren PA6 fiyatlarını 0.05$/pound ve PA66 fiyatlarını 0.10$/pound arttırdığını duyurdu. Chemorbis haberlerine göre, Ağustos başında PP, PVC, PE fiyatlarında aşağı yönlü hareketler görülürken, PS, PET ve ABS’te yön yukarıya doğru oldu. MTS İzmir’den alınan bilgiye göre, Çin ve Güneydoğu Asya’dan Türkiye’ye olan navlun ücretleri Ağustos ayı için değişmedi veya yükseldi. Avrupa’da, durgunlaşan talep ve yeterli stok seviyeleri PP satıcılarının ilk zam hedeflerine ulaşmasını engelledi ve Temmuz sonu işlemleri alıcı beklentilerine paralel olarak çoğunlukla değişmeyen seviyelerden veya 10-20€/tonluk düşüşlerle gerçekleştirildi. Yaz tatilleri esnasında ticari faaliyetlerin canlı olması beklenmiyor ve bu nedenle Ağustos için yaygın öngörü, PP piyasasının istikrarlı ve gevşeme eğilimli seyredeceği yönünde. Almanya’daki bir ambalajcı, “PP arzı, PE kadar bol olmadığından Ağustos ayında sabit fiyatlar bekliyoruz,” dedi. Önde gelen Suudi bir üreticinin Ağustos için ihracat pazarlarında benzer fiyat politikaları uyguladığını doğruladı. Üretici, Temmuz ayında ise birbirinden farklı fiyat stratejileri izlemişti. Buna göre, üretici yeni PP ve PE tekliflerini sabit tuttu ya da 60$/tona varan düşüşler açıkladı. Çin’de, önde gelen Suudi üretici geçen aya kıyasla YYPE ve AYPE fiyatlarında 50$/ton, LAYPE fiyatlarında ise 60$/ton düşüş açıkladı. Üreticinin PP rafya teklifleri ise, iki ay öncesine kıyasla 30$/tonluk bir düşüşe işaret ediyor. Üreticinin Ağustos kotalarında herhangi bir kısıtlama olmaması ve yuanın değer kaybı neticesinde ithal mallara olan yetersiz ilgi PE fiyatlarının bu ay da gözle görünür şekilde gerilemesine yol açtı. Ağustos ayı, Suudi üreticinin Mısır’da PP ve PE tekliflerini sabit tuttuğu veya düşüşle açıkladığı üst üste dördüncü ay oldu. Üretici, yeni tekliflerini geçen aya kıyasla değiştirmedi veya 10-60$/ton düşürdü. Türkiye’de, önde gelen Suudi üretici ilk etapta fiyatlarını değiştirmedi; ancak, mevcut piyasa seviyesi düşünüldüğünde teklifleri çalışır bulunmadı.

 

EPDM Kauçuk fiyat endeksi, özellikle karbon siyahındaki artışların etkisi ile Temmuz ayında yükselmeye devam etti. Karbon siyahı son dönemde, çevresel etkisi ve arz daralması sonucu görülen fiyat artışları ile EPDM üzerinde etkili oluyor. Geçtiğimiz yıl ABD Çevre Koruma Dairesi tarafından on yıl süren bir soruşturmanın sonucunda, ilgili taraflara ağır yaptırımlar uygulanmıştı. Hemen akabinde,  Clemson Üniversitesi’nin yıllık Lastik Endüstrisi Konferansı’nda, Kuzey Amerika karbon siyahı üretiminin 2025’e kadar  yıllık 375 milyon pound düşeceği açıklanmış ve beklendiği gibi dünya çapında fiyat artışları görülmüştü. Bu yılın başlarında, Hindistan'da karbon siyahı sıkıntısı sebebiyle, bazı küçük ve orta ölçekli kauçuk üreticilerinin üretimlerinin durdurulmaya zorlandığı haberleri ulaşmıştı. Bu durumu aşmak adına Cabot geçtiğimiz günlerde Endonezya başta olmak üzere tüm tesislerinin kapasitesini arttıracağını açıkladı. Bununla birlikte, Çin’li Anlun Chemical ve Tayvanlı China Synthetic Rubber şirketlerinden kapasite arttırımı için yatırım kararları geldi. Ve son olarak Japon Tokai Carbon, ABD’nin önde gelen karbon siyahı üreticilerinden Sid Richardson’u satın alacağını duyurdu. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, fiyat artış haberleri de geldi. Orion Engineering Cabons, 1 Eylül’den itibaren tüm özel karbon siyahı ürünlerinde fiyatlarını arttıracağını duyurdu. Şirket fiyat artış sebebi olarak artan hammadde ve nakliye maliyetlerini gösterdi.

 

Kimyasal Ürünler:

Toluen di-izosiyonat (TDI) fiyatları BASF’ın Almaya’nın Ludwigshafen kentindeki TDI üretim tesisinin yeniden devreye girmesi ile oluşan arz denge beklentisi ile düşüş eğilimi gösteriyor. Küresel TDI pazarı, 2014-2016 yıllarındaki üretim tesislerinin kapanması ile oluşan arz daralmasını aşmak için Suudi Arabistan’ın Sadara kentindeki 200.000 ton/yıl kapasiteli tesisin devreye girmesine güveniyordu. Ancak bir yandan bu tesisin, diğer yandan 300.000 ton/yıl kapasitesli Ludwighafen tesisinin devreye girmesinin gecikmesi ile TDI fiyatları 2016-2018 arasında hızlı bir yükseliş göstermişti.

 

BASF Ağustos ayından itibaren geçerli olmak üzere, Avrupa bölgesi için tüm Kauramin® ve Kaurit® emprenye reçineleri fiyatlarını 30 EUR/ton arttırdığını duyurdu. Şirket artış sebebi olarak, yüksek personel , bakım ve nakliye maliyetlerini gösterdi. BASF, kağıt uygulamalarında kullanılan kaolin fiyatlarını globalde %5’e kadar arttıracağını da açıkladı. Evonik, Hidrojen Peroksit fiyatlarını 1 Ağustos’tan itibaren Avrupa bölgesi için %8 oranında arttıracağını duyurdu. Axalta rafine kaplama teknoloji ürünlerinde 2018-Q3’te %10’luk bir artışa gidebileceğini açıkladı. DOW Kuzey Amerika bölgesi için akrilat ürünlerini 1 Ağustos’tan itibaren 0.06$/pound oranında arttıracağını yayınladı. 

  

Kağıt ve Kereste:

Yurtiçi kağıt fiyatları Temmuz ayında beyaz kağıtlarda ortalama %3.79 oranında artış gösterirken, gri kağıtlar fiyatlarındaki artış ortalama %6.79 oldu. Türkiye’nin kağıt ve kağıt ürünleri sektöründe dışa bağımlı olmasından dolayı döviz kurunun olumsuz etkilediği bir diğer sektör de yayıncılık sektörü oldu. Bu yıl kurdaki artıştan bağımsız olarak birinci hamur kitap kağıdına %10 zam geldiğini belirten Türkiye Yayıncılar Birliği, kurdaki artışın kağıt maliyetlerine etkisinin %30, yayınevlerine olan maliyetinin ie %15-25 olduğunu kaydetti. Avrupa pazarında Gazete Kağıdı fiyatları Temmuz ayında yükselişe devam etti. Bununla birlikte, beklentiler yılsonuna kadar fiyatların yatay hareket edeceği yönünde. Diğer yandan SCA, Avrupa bölgesi için beyaz-kraft kağıtlarda 1 Eylül’den itibaren 50 EUR/ton artış yapacağı duyururken, Mondi de 1 Eylül’den itibaren beyaz-kraft kağıtlarda ve Yarı-Kimyasal Fluting kağıtlarda 40 EUR/ton artış yapacağını duyurdu.    

 

Yurtiçinde kereste hammaddesi konusunda halen sıkıntılar görülürken, ABD’de kereste fiyatları Ağustos ayı başında düşüşe geçti. Odun peleti fiyatları ise Avusturya’da temmuz ayında hafif yükselirken, Almanya’da hafif düşüş gösterdi. 

 

Enerji ve Petrol:

Yurtiçi doğalgaz ve OSB elektrik fiyatları 1 Ağustos tarihinden itibaren arttırıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, konutlarda kullanılan elektriğin kilovatsaati %9,57 artış ile 29,578 kuruş oldu. Sanayi elektriğinin fiyatı ise %9,26 arttı. 24,479 kuruşa yükseldi. Ticarethanelerde kullanılan elektriğin fiyatı da %0,55'lik bir değişimle 30,816 kuruşa yükseldi. Öte yandan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun, TETAŞ tarafından uygulanacak toptan satış tarifelerine ilişkin kararı da, yarından geçerli olmak üzere TETAŞ'ın perakende satış lisansına sahip bölgesel elektrik dağıtım şirketlerine satacağı elektrik fiyatı 19,41 oranındaki bir değişimle 16,55 kuruşa çıktı. Diğer yandan, BOTAŞ, doğal gaza konutlarda %9, büyük işletmelerde %14 zam yapıldığını duyurdu. BOTAŞ’tan yapılan açıklama şu şekilde : Kamuoyu tarafından da bilindiği üzere Kuruluşumuzun konut abonelerine doğal gaz satış fiyatlarındaki en son düzenleme 2014 son çeyreğinde yapılmıştır. Yaklaşık olarak 44 aydır herhangi bir artış yapılmamış aksine Ekim 2016 tarihinde yaklaşık %10 indirim uygulanmıştır. Ham petrol varil fiyatlarında ve döviz kurundaki yükselişe bağlı olarak Kuruluşumuzun doğal gaz alım maliyetlerinde önemli oranda artışlar meydana gelmiştir. Son iki yılda brent petrol fiyatlarında %100’ü bulan ve döviz kurunda ise yaklaşık % 63’lük artış gerçekleşmiştir. Bu nedenle doğal gaz toptan satış fiyatlarımızda yeni bir düzenlemeye gidilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Global beklentilere baktığımızda; ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), 2018 ve 2019'a ilişkin petrol fiyatı tahminini revize etti. EIA'nın "Temmuz 2018 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu"na göre, Brent tipi ham petrolün ortalama varil fiyatı bu yıl için 73 dolara, gelecek sene için de 69 dolara yükseltildi. EIA'nın hazirandaki raporunda, Brent tipi ham petrolün ortalama varil fiyatı bu sene için 71 dolar, gelecek yıl için ise 68 dolar olarak tahmin edilmişti. Ayrıca, temmuz ayı raporunda, Batı Teksas (WTI) türü ham petrolün ortalama fiyatının bu yıl için 67 dolar, gelecek sene için de 62 dolar olarak öngörüldüğü belirtildi. Temmuz ayı raporunda, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) bu yılki ortalama üretiminin günlük ortalama 31,9 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğine yer verilirken, bunun geçen seneye kıyasla günlük ortalama 0,6 milyon varil düşük olduğu kaydedildi. EIA, ABD'nin 2018 ve 2019 yıllarına yönelik ham petrol üretim tahminlerini ise geçen ayki rapora göre sabit tuttuğunu duyurdu. Buna göre, ülkenin günlük ortalama ham petrol üretiminin bu yıl 10,8 milyon varil, gelecek yıl ise 11,8 milyon varil olmasının öngörüldüğü belirtildi. ABD'nin ham petrol üretimi geçen sene günlük ortalama 9,4 milyon varil seviyesinde gerçekleşmişti. Goldman Sachs analistleri tarafından yazılan raporda, ABD'deki politikaların yakın gelecekte petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği, ancak bunun petrolün yukarı yönlü trendinin tersine döneceği anlamına gelmediği belirtildi. Goldman analistlerine göre, petrol fiyatları, bu yılın ilerleyen kısmında yeniden varil başına 80 doları test edebilir. Energy Aspects Petrol Analizleri Direktörü de, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlarla küresel petrol fiyatlarının 80 dolara yaklaştığını ve yıl sonuna 90 doları geçebileceğini söyledi.

 

 

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz tarihli Beklenti Anketine göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 4,58 TL iken, bu anket döneminde 4,83 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,78 TL iken, bu anket döneminde 5,06 TL oldu. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ABD'nin para politikasını öngörülenden daha hızlı sıkılaştırması halinde Türk şirket ve kuruluşlarının TL'deki değer kaybı ve artan borçlanma maliyetleri kanalıyla kredi profillerinde kırılganlıklarla karşılaşabileceğini belirtti. Fitch tarafından 24 Temmuz’da yayımlanan ve "Nicel Gevşemeden Nicel Sıkılaşmaya Stres Senaryosu: Türkiye" başlıklı raporda, kuruluşun baz senaryosunda öngörülenden hızlı sıkılaşmanın bulunmadığı, ancak bunun gerçekleşmesi halinde Türkiye'deki şirket ve kuruluşların hassasiyet taşıdığı alanların TL'deki değer kaybı, artan borçlanma maliyetleri ve yavaşlayan ekonomik büyüme olacağı ifade edildi. Doların sert şekilde değer kazandığı böyle bir senaryo Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde değer kayıplarını ve portföy akımlarının gelişmekte olan ülkelerden çıkmasını beraberinde getirerek borçlanma maliyetlerini artırabilir. Raporda, "ABD'de ücret artışlarının daha belirgin artarak Fed'in faizleri %4,5'e yükseltmesine yol açması ve ABD hazine tahvil faizlerinin 2019 sonunda %5'e yükselmesi halinde TL sert şekilde değer kaybeder, dolar/TL 2018 sonunda 5.50TL, 2019 sonunda 6 TL düzeyine çıkabilir. İç talepte yavaşlama bunun bir kısmının kâr marjları içinde eritilebileceği anlamına gelir, ancak enflasyon 2020 sonuna kadar çift hanelerde kalabilir" denildi.

 

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri:

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,77, bir önceki yılın Aralık ayına göre %17,56, bir önceki yılın aynı ayına göre %25 ve on iki aylık ortalamalara göre %17,41 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %0,86, imalat sanayi sektöründe %1,87, elektrik ve gaz sektöründe %0,99, su sektöründe %1,44 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %11,09 ile tütün ürünleri, %3,84 ile kağıt ve kağıt ürünleri, %3,45 ile kimyasallar ve kimyasal ürünleri olarak gerçekleşti. Buna karşılık içeçekler %0,33, basım ve kayıt hizmetleri %0,12, metal cevherleri %0,02 ile bir önceki aya göre endekslerin en fazla düştüğü alt sektörler oldu. Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2018 yılı Haziran ayında  bir önceki aya göre %3,44, bir önceki yılın Aralık ayına göre %19,48, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,33 ve on iki aylık ortalamalara göre %22,84 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %4,39 artış, imalat sanayi sektöründe ise %3,42 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %5,28 ile içecekler, %4,85 ile diğer madencilik ve taşocakçılığı ürünleri, %4,80 ile kimyasallar ve kimyasal ürünler sektöründe gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Haziran ayında en fazla aylık artış dayanıksız tüketim mallarında ve en fazla yıllık artış enerji mallarında gerçekleşti.

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş