Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

Değerli Satınalma Profesyonelleri,

Genel Görünüm – Gürkan Hüryılmaz

Değerli Satınalma Profesyonelleri,

 

Hepimiz 2018 yılının başından hata 2017 yılının sonlarından itibaren, fiyat artışları, kapasite azalmaları, darboğazlar ve fors majörler ile uğraşıyoruz. Worldbank analistlerinin Mayıs ayında yapmış olduğu rapora göre emtia fiyatlarının artmasında ve bu sıkıntıların yaşanmasında beş ana neden var. Analistlere göre ilk neden, enerji fiyatlarının %19.81 oranında artış göstermesi ile üretim maliyetlerinin artması.  İkinci neden, uzun süredir düşük seyreden emtia fiyatlarının 2018 başlarında yukarı yönlü bir beklentiye dönmesi. 2018 yılının ilk çeyreğinde yükselen iki kat yükselen enerji fiyat endeksinin yanında, metallerde görülen yüksek talebe karşın arz daralması yükselişi tetikledi. Üçüncü, önemli neden ise, özellikle Amerika’nın İran ile olan nüklüer anlaşmadan çekildiğini açıklaması ve jeopolitik kaygıların etkisi ile 80 dolara kadar yükselen petrol fiyatları. Diğer yandan petrol üreticilerinin Ocak 2017 yılında aldığı karar ile üretim kesintilerini uygulamaya koyması ile petrol fiyatları yükselmişti. Haziran ayında ise bu konuda yeni bir görüşme olacak. Görüşme öncesinde Suudi Arabistan petrol fiyatlarındaki hedeflerinin 80 dolar olduğunu açıkladı. Venezuea’daki politik sorunlar ve İran’a olan yaptırımların etkisi ile global pazara sunulan petrol üretimi düşüş gösterecek. Üretim kesintilerinin fiyat üzerindeki yükseliş etkileri, ABD başta olmak üzere diğer ülkelerin üretim artışları ile dengelenebilir.  Zira, ABD’nin nisan ayı petrol üretimi 10.3 milyon varil ile rekor kırmıştı. Ancak bir gerçek var ki, petrol fiyatlarının yükselmesi nakliye maliyetlerini de arttırıyor. Dördüncü neden ise küresel ticarette uygulanan yaptırımlar olarak gösteriliyor. ABD tarafından Rusal ve Norilsk ‘e uygulanan yaptırımların etkisi ile Alüminyum ve Nikel fiyatlarındaki yükseliş örneği başka emtialarda da görülebilir. Beşinci neden, tarım alanından kaynaklanıyor. Kuzey Amerika’daki ekim yapılacak alanların azalması, Güney Amerika’daki olumsuz hava muhalefetleri nedeniyle fiyatlar %10 artış gösterdiği belirtiliyor.

 

Değerlendirme kuruluşlarının açıklamaları da bu süreçleri destekler vaziyette. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, gelişen ülkelerdeki finansal piyasalarda devam eden türbülansın yayılması, yüksek petrol fiyatlarının tüketim talebine zarar vermesi, ABD ve Çin arasındaki ticari gerilimlerin yeniden artması ve Brezilya, Meksika ile İtalya'daki siyasi kaygıların büyüme üzerinde risk ortaya çıkardığını açıkladı. Moody's, "Küresel Makro Görünüm: 2018-2019" raporunun mayıs ayı güncellemesinde; bu yıl 2017'ye benzer bir şekilde güçlü ekonomik büyüme beklendiği, bununla birlikte 2018'in son döneminde ve 2019'da bazı gelişmiş ekonomilerin tam istihdama ulaşması, artan borçlanma maliyetleri ve daralan kredi koşulları gibi nedenlerin daha hızlı büyümeyi engelleyeceği belirtildi. Anadolu Ajansı haberine göre; ABD Merkez Bankası (FED) para politikasının kademeli olarak sıkılaştırmaya yönelik öngörülebilir bir yol üzerinde olduğu, FED'in faizlerde 2018 ve 2019'da 3'er defa artış gerçekleştirmesinin beklendiği kaydedilen raporda, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bu yılın sonuna kadar varlık alımlarını durduracağı ve faiz oranlarını artırmaya başlayacağı, Japonya Merkez Bankası'nın da mevcut para politikasını gelecek 2 yıl daha sürdüreceği öngörüsüne yer verildi. G20 ülkelerinin 2018'de %3.3 ve 2019'da %3.2 büyüyeceğinin tahmin edildiği kaydedilen raporda, gelişmiş ekonomilerin 2018'de %2.3, 2019'da %2 büyüyeceği öngörüsüne yer verildi. Raporda, 2018'de ABD'nin %2.7, Avro Bölgesi'nin %2.1, Çin'in %6.6, Hindistan'ın %7.3, Rusya'nın %1.6 ve Arjantin'in %1.5 büyümesinin beklendiği aktarıldı. Raporda, Türkiye'nin 2017'de %7.4 büyüdüğü hatırlatılarak, büyüme tahmininin 2018 için %4'ten %2.5'e, 2019 için de %3.5'ten %2'ye revize edildiği belirtildi. Daha önce konjonktürel faktörler, mali ve parasal teşviklerin azalması sonucu ekonominin yavaşlamasının beklendiğine işaret edilen raporda, ticari bankalar için yabancı para zorunlu karşılıklarda azalma da dahil olmak üzere yeni teşvik tedbirlerinin açıklanmasına karşın finansal durumun önemli ölçüde sıkıştığı kaydedildi. Türk lirasının son zamanlarda, diğer gelişmekte olan piyasa para birimlerine göre daha fazla baskı altına girdiği, Merkez Bankası'nın geciken politik yanıtının bu düşüşü hızlandırdığı belirtilen raporda, Geç Likidite Penceresi faizinin %3 artışla %16.5'e ulaşmasına karşın Türkiye ekonomisi ve para politikası ile ilgili piyasa endişelerinin devam ettiği aktarıldı. Raporda, Türkiye'de büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin oldukça fazla olduğu, ülkenin kısa vadede dış kaynaklara büyük ölçüde bağlı kaldığı kaydedildi.

 

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda %5.1, 2019'da ise %5 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiğini açıkladı. Haziran ayındaki erken seçimlere ilişkin belirsizliklerin ve devam eden bölgesel jeopolitik gerilimlerin risk oluşturduğu vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi : "Kur oranı yüksek seviyede oynaklığını koruyor. Politika faiz oranındaki dikkate değer artışa rağmen Türk lirası büyük ölçüde değer kaybediyor. Tüketici fiyat endeksi hedefin üzerinde. Güvenilir makroekonomik çerçeve, mevcut hassas ortamda güveni ayakta tutmak için büyük önemde. Orta Vadeli Ekonomik Program temkinli bir mali çerçeve sunuyor. En son parasal sıkılaştırma, parasal politika açısından daha güçlü bir kurumsal kredibilite desteklenmeli”. OECD raporunda, küresel ekonomik büyümenin artan ticaret ve yatırımlar ile güçlü seyrettiği belirtilerek, küresel ekonominin bu yılın sonunda %3.8, 2019 sonunda ise %3.9 seviyesinde büyümesinin beklendiği kaydedildi. G20 ülkelerinin 2018'de %4, 2019'de %4.1 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü bildirilen raporda, ABD ekonomisinin 2018'de %2.9, gelecek yıl ise %2.8 büyüme kaydetmesinin beklendiği aktarıldı. İngiltere ekonomisinin bu yılın sonunda %1.4, 2019'da ise %1.3 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü kaydedilen raporda, Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin bu yılın sonunda %2.2, 2019'da ise %2.1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi. Raporda, Çin ekonomisinin 2018 sonunda %6.7, gelecek yılın sonunda ise %6.4 seviyesinde büyümesinin öngörüldüğü bildirildi. Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

Selamlarım ve Saygılarımla,

 

Metal-Demir-Çelik:

Londra Metal Borsası (LME) Mayıs sonu kapanış verilerine göre Bakır fiyatları Mayıs ayında %0.64 artış göstererek 6.825 USD/ton seviyesinde olurken, bakır stokları %6.91 oranında azaldı. Uzmanlara göre bakır talebi bu yıl da artacak ve arz/talep dengesindeki açık devam edecek. Bununla birlikte, otomotiv ve yarı iletken endüstrisindeki talep artışı nedeniyle Mitsubishi Material Corp. Nisan-Eylül dönemindeki rafine edilmiş bakır üretimini %7 arttırabileceğini açıkladı. Diğer yandan, Olimpiyat oyunları sebebiyle inşaat endüstrisinden gelecek bakır talebinin 2020’ye kadar artması bekleniyor. Hindistan tarafında son yıllarda bakır üretiminin artmasına rağmen, yılda %7-8 oranında artan yurtiçi talebi karşılayamayacağı ve 2020 yıl sonuna kadar bakır ithalatı yapacağı öngörülüyor. Ülkenin en büyük bakır üreticilerinden Vadenta Resources Plc firmasının planlı bakımda olması ise bakır ithalatını arttırabilir. Şirket 800.000 tonluk eritme kapasitesini iki katına çıkartmayı planlıyor. Uzmanlara göre, Elektrik Araç endüstrisi 2018 yılında bakır talebinin %1.5’ini oluştururken 2023 yılına kadar bu oran %3’e yükselecek. Çin’de bakır hurda fiyat beklentisi de bakır’da olduğu gibi uzun vadede yükseliş eğilimini koruyor. TD Economics’e göre bakır fiyatları 2018 yılı sonuna kadar %6.4, 2019 yılı sonuna kadar %1.8 oranında yükselecek. Scotiabank bakır fiyat tahmini ise 2018 yılında ortalama 3.10 $/lb ve 2019 yılında ortalama 3.25 $/lb oldu.     

 

Londra Metal Borsası (LME) Mayıs sonu kapanış verilerine göre Alüminyum fiyatları Mayıs ayında %2.79 artış göstererek 2.285 USD/ton olurken, alüminyum stokları %10.10 oranında azaldı. Dünya haberine göre, Trump’ın yüksek gümrük vergileri ile Çin'den sonra en büyük alüminyum üreticisi olan Rus devi Rusal'a karşı ambargo silahını çekmesi küresel alüminyum piyasalarında taşları yerinden oynattı. Piyasanın önemli aktörleri 90’ların başından beri en büyük belirsizlikle yüz yüze kaldıklarını belirtiyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Amerikalı metal üreticilerinin rekabet gücünü korumak gerekçesiyle 23 Mart tarihinden itibaren ithal çeliğe %25 alüminyuma da %10'luk bir gümrük vergilerini devreye soktu. Commerzbank’a göre, ABD'nin yaptırımlarına alüminyum fiyatlarının reaksiyon gösterdiğini belirterek fiyatlarda aşağı yönlü düzeltme hareketleri olacak. Öte yandan dünyanın en büyük alüminyum üreticisi Çin’de nisan ayında alüminyum ve çelik ihracatı ABD vergilerine meydan okuyarak yükseliş kaydetti. Gümrük Genel Müdürlüğü verilerine göre, Çin'in işlenmemiş alüminyum ve alüminyum tabanlı ürün ihracatı, geçtiğimiz ay 451 bin tonla geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %4.9 artış gösterdi. T-Commodity’e göre, Haziran ayı teslimatlarında görülen düşüşler sebebiyle Alüminyum’da 2.400 USD için çok güçlü bir direnç olmaya devam edecek. Fiyatlar 2.175 ila 2.400 USD/ton arasında seyrecek. ABD’nin 6 Nisan'da dünyanın en büyük ikinci alüminyum üreticisi olan Rusal'a yaptırım uygulama kararının ardından Londra Metal Borsası alüminyum fiyatları arz sıkıntısı korkusuyla %12.5’la sert yükselmişti. Alüminyum fiyatları yedi yılın zirvesini görmüştü. TD Economics’e göre alüminyum fiyatları 2018 yılı sonuna kadar %2.7, 2019 yılı sonuna kadar %1.0 oranında yükselecek. Scotiabank alüminyum fiyat tahmini ise 2018 yılında ortalama 0.95 $/lb ve 2019 yılında ortalama 1.00 $/lb oldu.

 

Londra Metal Borsası (LME) Mayıs sonu kapanış verilerine göre Nikel fiyatları Mayıs ayında %10.60 artış göstererek 15.175 USD/ton olurken, nikel stokları %5.43 oranında azaldı. Fiyatlar diğer metallere paralel göstererek, azalan stokların da etkisi ile yükseliş gösterdi.  Outokumpu Haziran ayı paslanmaz çelik primlerini, 430 kalite için 31 EUR/ton, 304 kalite için 98 EUR/ton ve 316 kalite için 128 EUR/ton artış ile açıkladı. Bununla birlikte, geçen yıla göre %6 oranında artan üretim kapasitesinin fiyat artışları üzerinde baskı oluşturacağı belirtiliyor. Uzmanlara göre kısa vadeli artışlar devam edeceği içi hedge yapılması durumunda düşük kazançlar olabilir. TD Economics’e göre ise nikel fiyatları 2018 yılı sonuna kadar %9.4, 2019 yılı sonuna kadar %4.3 oranında yükselecek. Bunun sebebi ise Mackenzie tarafından açıklanan arz’ın talebi karşılayamayacağı ve Çin’in 2018 nikel ithalatının geçen yıla göre iki kat artacağı beklentisi. Ayrıca, Madagaskar’daki dünyanın en büyük Nikel-Kobalt madenlerinden biri olan Ambatoby madeninde fors-majör söylentilerinin de etkisi oldu. Diğer yandan, elektrikli araç bataryalarında kullanılan nikel’e olan talep 2025 yılında Mackenzie göre 250.000 tona, UBS’e göre 500.000 tona ulaşacak. Scotiabank nikel fiyat tahmini ise 2018 yılında ortalama 6.00 $/lb ve 2019 yılında ortalama 6.50 $/lb oldu.  

 

Londra Metal Borsası (LME) Mayıs sonu kapanış verilerine göre Çinko fiyatları Mayıs ayında %10.60 artış göstererek 15.175 USD/ton olurken, nikel stokları %5.43 oranında azaldı. TD Economics’e göre ise çinko fiyatları 2018 yılı sonuna kadar %14.4, 2019 yılı sonuna kadar %4.2 oranında yükselecek. Scotiabank çinko fiyat tahmini ise 2018 yılında ortalama 1.60 $/lb ve 2019 yılında ortalama 1.60 $/lb oldu. Scotibabank’a göre 2016 yılında oluşan arz daralması Çinko fiyatlarında halen fiyatların yükselmesine neden oluyor. Uzmanlara göre, yükselen fiyatlara istinaden devreye girecek olan yeni üretim tesisleri ise 2019 yılında fiyatların yatay çizgide hareket etmesine neden olacak. 

 

Demir cevheri fiyatları Mayıs ayında dar bir aralıkta yatay olarak seyir izledi. Uzmanlara göre, ticaret savaşı korkusu demir cevheri fiyatlarını aşağıya düşürüyor. Zira, ABD Başkanı Trump’ın çelik ve alüminyum ithalatına ek vergi açıkladığı Mart ayından bu yana demir cevheri fiyatarı %20 oranında azaldı. Tonu 62 dolara gerileyen demir cevheri fiyatlarının önümüzdeki 12 ay içinde 50 doların altına inebileceği yorumları yapılıyor. Dünyanın en büyük demir ve kömür üreticilerinden olan Avustralya’ da hükümet bütçe tahminlerini yayımladı. Buna göre; 2018 yılı sonunda hali hazırda 67 $ olan demir cevheri fiyatlarının 55 $’a düşeceği öngörülürken, kokluk kömür için 120$ ve termal kömür için de 93$ tahminleri bütçeye eklendi. Demir cevheri için UBS’nin 2018 yılı tahmini 68 dolar/ton olurken, ANZ’nin aynı dönem için tahmini 68 dolar/ton  oldu. Trading Economics’e göre ise demir cevheri fiyatları 2018 Q2 sonunda 59.65 $/ton, Q3 sonunda 50.24 $/ton ve 12 ay sonunda 46.10 $/ton seviyeleri görebilir. Scotiabank’ın Mayıs ayı tahmin raporunda demir cevheri 2018 yılı ortalaması 63 $/ton olurken, 2019 yılı ortalaması 60 $/ton oldu.   

 

Plastik ve Kauçuk:

Mayıs ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %1.39’luk artış görülürken, en yüksek artış %3.14 ile PA fiyatlarında görüldü. ABS fiyatları ise yatay bir seyir izledi. HIS uzmanlarına göre özellikle PA66’da fiyatlar yılsonuna kadar artmaya devam edecek. Chemorbis haberlerine göre; Avrupa’da PVC satıcıları, son iki aydır maliyet kaynaklı zamları fiyatlarına yansıtamadı ve değişmeyen seviyelere veya bazı durumlarda daha ufak zamlara razı gelmek zorunda kaldı. Etilen kontratları yapılmadan önce, önde gelen Batı Avrupalı bir üretici, “Haziran ayı etilen kontratlarında yaklaşık 50€/tonluk zam görmeyi bekliyoruz. Amacımız, miktarı ne olursa olsun etilen kontratlarındaki artışın yarısından fazlasını elde etmek,” yorumunu yaptı. Başka bir PVC üreticisinden bir kaynak, “Arz rahat olmasına rağmen Haziran’da fiyatların yukarı yönlü olmasını bekliyoruz. Mayıs ayında talep oldukça iyiydi ve bu etilen kontratlarındaki artış ile birlikte Haziran’da PVC artışlarına destek olacak,” dedi. İtalya’daki bir distribütör, “Haziran için artış beklentilerini duyduk; ancak, maliyetlerin oluşturduğu baskının PVC fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı hala merak konusu. Bunun sebebi ise, enerji piyasalarındaki son yumuşama ve bol etilen arzı. PVC alıcıları, arzın rahat olması nedeniyle alım yapmakta aceleci davranmıyor. Etilen artışla yapıldıktan sonra dahi, PVC üreticileri Haziran fiyatlarına artışları yansıtmakta zorlanabilir,” şeklinde konuştu. ChemOrbis Fiyat Sihirbazı’ndan elde edilen verilere göre, Avrupa ve Asya’da spot porpilen fiyatları Kasım 2014’ten bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı. ABD’de ise spot fiyatlar, artış eğilimini sürdürdü ve kısa bir süre önce neredeyse dört ayın en yüksek seviyesini gördü. Asya’da, spot propilen fiyatlarının ortalaması, Nisan başında yükseliş eğiliminin başlamasından bu yana toplamda 85$/tonluk bir artış kaydetti. Asya’ya kıyasla artış eğiliminin daha erken başladığı Avrupa piyasasında, spot fiyatlar Mart ayının ortasından bu yana toplam 155-160€/ton yükseldi. Bu arada, ABD’de, spot propilen fiyatlarının haftalık ortalaması, pazarın Nisan ayının ilk yarısında yükselmeye başlamasından bu yana yaklaşık 205$/tonluk ciddi bir artış kaydetti. Global propilen piyasalarında devam eden yükseliş eğilimi, çoğunlukla Mayıs-Temmuz döneminde gerçekleşmesi planlanan bir dizi bakım duruşuna paralel olarak sıkışık olan tedarike ve sağlıklı seyreden talebe bağlanıyor. Artan spot nafta fiyatları ve güçlü vadeli ham petrol kontratları, propilenin yükseliş eğilimine katkıda bulundu. Ancak, birkaç tüccar, petroldeki son düşüşler göz önüne alındığında, propilenin maliyet kanadından aldığı desteği kaybedebileceğini belirtti. Asya ve Avrupa’da spot nafta fiyatları, Ekim 2014’ten bu yana en yüksek seviyelere ulaştıktan sonra hafifçe geriledi. Global poliolefin piyasaları Şubat ayında yükseliş eğilimini sürdürüyor. Hatta aralarında Çin, Güneydoğu Asya ve Türkiye’nin bulunduğu bazı pazarlar son yılların en yüksek fiyat seviyesine ulaştı. Artan ham petrol fiyatları ve sıkışık tedarik de bu zamları tetikledi. Lider PP ve PE ihracatçısı olan Orta Doğu, şimdi bir duruş dalgasına hazırlanıyor; özellikle Al Jubail ve Abu Dhabi’deki tesisler bakım çalışmasına girecek. Bu durum ilerleyen dönemde arz endişelerini gündemde tutacağa benziyor.

 

Kauçuk tarafında da benzer şekilde fiyatlar yükseliyor. Cabot Corporation, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgeleri için karbon siyahı fiyatlarını 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere 80 €/ton oranında arttıracağını açıkladı. Artış gerekçesi olarak, artan işletme ve düzenleme maliyetleri ile birlikte yüksek lojistik maliyetleri gösterildi. Orion Engineered Carbons, Kuzey Amerika için 1 Haziran’dan geçerli olmak üzere karbon siyahı fiyatlarını ortalama 121 USD/ton oranında arttıracağını duyurdu. Silikon tedarik sıkışıklığı da fiyatları yükseltiyor. Teslimat sürelerinin de arttığı silicon piyasasında 2019 yılında da benzer durumun devam edebileceği belirtiliyor. Zira, Çin’de görülen tesis kapanışlarının, Almanya’da görülen grevin etkileri üretim daralmasını bir süre daha devam ettirecek. Fiyatların %15-30 oranında artacağını  

 

Kimyasal Ürünler:

Arkema, enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışlar sebebiyle, oksijenli solvent ürün gamındaki fiyatları 1 Haziran’dan geçerli olmak üzere 70€ ile 120€ arasında arttırdı.

 

Kodak dünya çapındaki offset baskı plaka fiyatlarına %9 zam yaptığını açıkladı. Kodak’ın açıklamasına göre, iç maliyetlerde azalma ve operasyonel verimliliğin artmasına ragmen, baskı plakalarında kullanılan birincil hammadde olan alüminyum fiyatlarında son dönemde görülen artışlar nedeniyle mevcut fiyatların sürdürürülebilir olması mümkün olamadı.

 

Emerald Kalama Chemical, artan hammadde ve taşıma maliyetlerinin yanında, Çin ve Hindistan’daki fabrikaların yavaşlamaı/kapanması ile değişen arz/talep dengesinin etkisi ile 1 Haziran’dan itibaren, küresel bazda K-Flex Plastizatör ve Koalesent fiyatlarını 150  $ veya €/ton’a kadar,  Sodyum Benzoat, Benzil Alkol ve Benzaldehid fiyatlarını 120 $/ton veya €/ton’a kadar arttırdığını duyurdu.

 

Wacker Polymers, Amerika bölgesi için Vinnapas marka vinil asetat-etilen kopolimer dispersiyon ve dağıtılabilir toz fiyatlarını 30 Mayıs’tan itibaren 0.03 $/lb oranında arttıracağını açıkladı. Firma artış nedeni olarak, artan nakliye, lojistik ve dağıtım maliyetlerini gösterirdi. Belirtilen ürünler, yapıştırıcı, inşaat, kağıt, halı ve tekstil gibi birçok endüstride kullanılıyor.          

 

Oxea, 1 Haziran’dan geçerli olmak üzere, Kuzey Amerika, Meksika ve Güney Amerika bölgeleri için Propil Asetat, Bütanol ve Butil Asetat fiyatlarını sırasıyla 110, 110 ve 175 $/ton oranında arttıracağını duyurdu.

 

BASF, Kuzey Amerika bölgesi için 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere; mühendislik plastikleri, poliüretan, elastik iplik üretiminde kullanılan ürünlerinde 0.07 $/lb ile 0.15 $/lb oranında; polyester reçine, doymamış poliester, yağlayıcı ve plastikleştirici üretiminde kullanılan ürünlerinde 0.02 $/lb ile 0.05 $/lb oranında artış açıkladı.

 

Kağıt ve Kereste:

 

Yurtiçi kağıt fiyatları Mayıs ayında beyaz kağıtlarda ortalama %5.2 oranında artış gösterirken, gri kağıtlarda da ortalama %6.6 oranında artış gösterdi. Dünya’nın haberine göre, Hurda kağıt ihracatı ihracı kayda bağlı mallar listesinden çıkarıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan konuya ilişkin tebliğle, ihracı kayda bağlı mallar listesinde bulunan "Geri kazanılmış kâğıt veya karton döküntü, kırpıntı ve hurdaları" kapsayan 25. sırası yürürlükten kaldırıldı. Liste kapsamında bulunan malların ihracı, İhracat Yönetmeliğinin 7. maddesi hükümleri çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Mitsubishi HiTec Paper, termal kağıt fiyatlarını 1 Temmuz’dan itibaren %10 oranında arttıracağını açıkladı. Sonoco, Mayıs ayı sonunda, artan navlun ve girdi maliyetlerini gerekçe gösererek; ABD ve Kanada bölgesi için kaplanmamış geri dönüşümlü karton fiyatlarını 2 Temmuz 2018 tarihinden itibaren 50 $/ton oranında arttıracağını duyurdu. İngiltere’de kağıt üreticileri 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere kağıt fiyatlarında ortalama 25 £/ton oranında artış yapmak istedikleri duyurdular. Kağıt endüstrisinde kullanılan ve 2016 yılının ikinci çeyreğinden bu yana yükselen TitanyumDioksit fiyatlarının Mayıs ayında daha az oranda arttığı belirtildi. EUWID tarafından yapılan açıklamaya göre, 70-90 €/ton seviyesinde artması beklenen fiyatlar, müzakereler sonucunda 23-30 €/ton seviyesinde artış gösterdi.

 

Ahşap Global’e göre, Kereste piyasasında nisan ayında bir miktar hareketlilik yaşanmasına karşın halen beklentiler seviyesine yaklaşılamadı. Gelen erken seçim kararı ve Ukrayna'dan Türkiye'ye kereste sevkiyatının durma ihtimali haberleri beklentileri yakın vadeli geleceğe taşıdı. Kereste piyasası önceki aylara nazaran bir miktar daha hareketli bir Nisan ayı geçirdi. Kış ayları boyunca sezonda açıkta kalmama adına stok yüklemesi yapan firmalar Nisan ayında kımıldayan ve artış eğilimi gösteren talep ile tam umutlanıyorlardı ki; alınan erken seçim kararı ile umutlar kısa sürdü. Seçim kararı ile birlikte şantiyeler ve piyasalar umutlarını genel kapsamda iki ay sonrasına ertelemek durumunda kaldılar. Tabii ki bu durum bu süreçte iş olmayacağı anlamına gelmemekle birlikte sadece seçime kadar beklentiler seviyesinde olma ihtimalinin ertelendiği anlamını taşıyor. Nisan ayında Monochamus Böceği sebebiyle Mayıs ayı itibariyle Ukrayna'dan tedariğin düşeceği, haziran ayı itibariyle hemen hemen kesileceği haberi sektöre bomba gibi düştü. Bu haberin çözüm üretilmeyerek realize olması durumunda pazarda arz yetersizliği ve hızlı fiyat yükselişleri yaşanma ihtimali kuvvetle muhtemel. Orman Genel Müdürlüğü yıl içerisinde gerçekleşmesi muhtemel yüksek talebi öngörerek  kış aylarında yoğun bir çalışma süreci gerçekleştirip ihalelerde hammadde teminini beklentiler düzeyinde gerçekleştirmek için önemli mesai harcadı. İç piyasa kereste üreticileri de ihalelere yüksek seviyede ilgi gösterdi. Ancak aldığımız son veriler ışığında ihalelerde de bir miktar talep yumuşaması söz konusu ki üreticiler kış aylarında neredeyse tüm yıl boyunca satacakları ürün hammaddesini tedarik ettiler. Bu çerçevede OGM ihalelerinde miktarsal anlamda azaltıma gidilmesi bekleniyor. Ancak ihalelerde dikkat çeken husus şu ki; miktarsal olarak iniş çıkışlar yaşanmasına karşın hammadde fiyatları aralıksız olarak artış eğiliminde ve yükselmeye devam ediyor. Kereste satış fiyatlarını yorumladığımızda; dövizin bir miktar yukarı gidişi ile birlikte fiyatlar az da olsa yukarı yönlü bir eğilim gösterdi. Ancak stok seviyelerinin beklentinin üzerinde oluşu yukarı gidişi çapalayan önemli bir husus ki piyasadaki bölgesel fiyat farklılıklarının bu seviyede oluşmasında bu durumun etkisi önemli yer teşkil ediyor. Mevcut durum içerisindeki koşullarda fiyatlar küçük bir yüzde ile yukarı gitmesine karşın vadelerde gerileme olmadığı hatta yer yer ve adım adım uzadığı gözlemlendi. Sonuç olarak kereste piyasası oyuncuları güzel geçen 2017 piyasa koşullarını yanlarına alıp 2018 yılına giriş yaptılar. 2018 Yılı başlangıcından bugüne; beklentiler sonuna kadar satın alındı ancak gerçekler henüz satılamıyor.

 

Enerji ve Petrol:

Yurtiçi doğalgaz ve OSB elektrik fiyatlarında Mayıs ayında olduğu gibi Haziran ayın içinde bir değişikliğe gidilmedi. Yurtiçi pompa fiyatları artan döviz kuru ve global piyasalardaki petrol trendine paralel olarak Mayıs ayında Motorin için %1.61 ve Kurşunsuz benzin için %2.63 oranında artış gösterirdi. Bu şekilde 2018 yılı artışları Motorin için %12.67 ve Kurşunsuz Benzin için %12.03 oldu. Hükümetin döviz kurlarındaki artışın akaryakıt zammına yansımaması için yaptığı vergi düzenlemesi ilk defa uygulandı. 25 kuruşluk zam ÖTV indirimiyle karşılanarak vatandaşa yansıtılmadı. ÖTV tutarı 17 Mayıs 2018’de belirlenen fiyatı geçmeyecek. Kur ve petrol fiyatlarında azalma olması durumunda ise ÖTV tutarları, 17 Mayıs 2018 tarihinde uygulanan tutarı geçmeyecek şekilde uygulanacak. Uygulamaya benzin ve motorinin yanısıra LPG de dahil olacak. AA’nın haberine göre, rafineri çıkış fiyatlarında bugünden itibaren motorinde litrede 23, benzinde ise 25 kuruşluk fiyat artışı, söz konusu ürünlerde ÖTV indirimiyle karşılanarak vatandaşa yansıtılmadı. Bu karardan sonra, birçok marka önceki yakıt iskonto anlaşmalarını ya iptal ettiler ya da oranlarını düşürdüler.

 

Global beklentilere baktığımızda; ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), Brent petrolü için 2018  yılı ortalama fiyat tahminini 71 dolara ve 2019 yılı ortalama fiyat tahminini de 66 dolara yükseltti. Brent petrolünde ortalama fiyatın Kasım 2014'ten bu yana ilk kez bir ayda 70 dolar varil seviyesinin üzerine çıkarak, Nisan ayında 72 dolar/varil olduğuna işaret eden EIA, 2018 için ortalama fiyat tahminini Nisan ayındaki tahminine göre 7 dolar/varil artırarak 71 dolar/varile ve 2019 beklentisini 3 dolar/varil yükselterek 66 dolar/varile çıkardı. EIA, Batı Teksas petrolünde ortalama fiyatın 2018 ve 2019'da Brent petrolünün 5 dolar/varil altında gerçekleşmesini beklediğini de ifade etti. Global petrol ve petrol ürünleri stoklarının 2017'de 0,5 milyon varil/gün azaldığına işaret eden eden EIA, stokların 2018'de 0,2 milyon varil/gün ve 2019'da 0,6 milyon varil/gün artacağını öngördü. Öte yandan EIA, ABD’nin ham petrol üretiminin 2019 yılının son çeyreğinde 12 milyon varil/gün seviyesine yükselmesini beklediğini bildirdi. EIA, ABD'nin ham petrol üretiminin 2019 yılında 1,14 milyon varil/gün artarak ortalama 11,86 milyon varil/gün seviyesine çıkmasını beklediğini vurguladı. EIA, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada üretimin 750 bin varil/gün artarak 11,44 milyon varil/güne çıkacağını öngörmüştü. ABD'li yatırım bankası Bank of America Merrill Lynch, ham petrol fiyatlarının gelecek sene varil başına 100 dolara ulaşma riski bulunduğunu açıkladı. Bankanın raporunda, küresel petrol piyasasında arz ve talep dengesinde gelecek sene sıkılaşma görülebileceği bildirildi. Raporda, dünya genelinde en yaygın kullanılan Brent türü ham petrolün ortalama varil fiyatının bu sene 70 dolar, gelecek sene ise 75 dolar olacağı tahmini yer aldı. Raporda görüşlerine yer verilen Bank of America Merrill Lynch Emtia Araştırmaları Müdürü "2019'un ikinci yarısı için Brent'e 90 dolar fiyat hedefi koyuyoruz ve ham petrol fiyatlarının gelecek sene 100 dolara ulaşma riski olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı. Gelecek 18 ayda küresel petrol arz ve talep dengesinde sıkılaşma beklendiğine dikkat çekilen raporda, Venezuela'da düşen petrol üretimine ve İran'ın ham petrol ihracatının azalma olasılığına işaret edildi. Raporda, ABD ile İran arasında 6 ay içinde yeni bir anlaşma imzalanmaması veya Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile Rusya'nın petrol üretim kısma anlaşmasına gelecek sene de devam etmesi durumlarında, küresel petrol piyasasının sıkılaşmasının olası olduğu uyarısında bulunuldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın salı günü ülkesini İran nükleer anlaşmasından çekeceğini duyurmasının ardından petrol fiyatları yükselişine devam etmişti. HS Markit Petrol Analistlerinin Bloomberg HT'ye paylaştığı öngörüue göre, petrol fiyatlarında 70 doların yeni normal haline geldiği belirtilirken, “Talep artarsa belki fiyatlar yeniden varil başına 80 dolara yükselebilir. ABD'nin İran'la ilgili yaptırımları da yürürlüğe girerse petrolde yıl sonundan önce 80 doları görebiliriz.” Ifadelerine yer verildi.

 

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs tarihli Beklenti Anketine göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 4,22 TL iken, bu anket döneminde  4,44 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,33 TL iken, bu anket döneminde 4,58 TL oldu. Commerzbank analistlerine göre TCMB’nin faiz artışları kurun yükselmesini frenleyecek. Bununla birlikte, bankaya göre faiz artışına rağmen kur hızlı bir düşüş göstereyecek ve 4.30-4.50 aralığına oturacak. Commerzbank’ın Mayıs ayı raporuna göre, geçtiğimiz Aralık ayından bu yana zayıf kalan dolar, 2018 yılı sonuna kadar güçlenerek devam edecek ve EUR/USD paritesi azalacak. Uzun vadede ise Avrupa Merkez Bankası’nın para politikaları ile normalizasyon olacak. Brexit müzakelerinde mutlaka bir anlaşma olacağını öngören bankaya göre belirsizlik bir süre daha devam edecek. Bankaya göre, Çin ekonomisine yönelik zayıf büyüme beklentileri ile yılsonuna kadar dolar, yuan karşısında değer kazanacak. Commerzbank’ın 2018’Q4, 2019’Q1 ve 2019’Q2 için EUR/USD beklentisi sırasıyla, 1.18, 1.16 ve 1.20 olurken; aynı dönemler için USD/CNY paritesi 6.60, 6.55 ve 6.50 oldu. Citibank ise EUR/USD paritesini 3 aylık dönemde 1.17 olarak tahmin ederken, 6-12 dönemde paritenin 1.25 olacağını öngörüyor. Citibank’ın aynı dönemler için USD/CNY tahmini ise sırasıyla 6.30 ve 6.45 olarak açıklandı.

 

 

Diğer:

https://www.inkworldmagazine.com/contents/view_breaking-news/2018-06-01/basf-increases-price-for-diols-derivatives-certain-polyalcohols-in-north-america/32817

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş