Ana Sayfa > Yazarlar > Ahmet Yılmaz Tüm Ahmet Yılmaz Yazıları

Zeka İle Dalga Geçmek

Orijinali ile pek fazla yol alamadığımız için olsa gerek dünyamıza yapay zeka diye bir tanım girdi. Ya da orijinalini taklit ile başlayan süreçte gitgide bağımsızlaşan, özgürleşen ve kendi kendine karar veren yeni bir zeka oluşuyor. Ya da bir nevi orijinali yapsa çokça eleştireceğimiz uygulamaları yapayına yaptırarak insanların zekası ile dalga geçiliyor. İşin şakası bir yana, yapay zeka günlük yaşamımızda hızla yer alıyor ve almaya da devam edecek.

İnsan zeka yapısı taklit edilerek oluşturulan yeni sanal nörönal ağ sistemleri güçlü bilgisayar ve “Big data” eşliğinde neredeyse beş yaşındaki çocuk zekasına ulaştı. Yaşının küçüklüğüne aldanmayın yaşından büyük işler yapıyor. Bilhassa klinik biyoloji, teşhise dayalı tıp alanlarında gelişmiş uygulama örnekleri var. Hali hazırda bilgisayarda tekniğin ulaştığı boyut itibari ile yüz bin üzerinde sanal nörönal ağ sistemleri oluşturulabiliyor. Bu sayının çok yakın gelecekte on ve hatta yüz milyon seviyesine çıkacağı şimdiden öngörülüyor. Hemen bir karşılaştırma için insandaki nörönal ağ sisteminin 85 milyar seviyesinde bir ağ’dan oluştuğunu söylersek yeni yapının daha embriyo seviyesinde olduğu iddia edilebilir ve bu doğrudur! Ama anlamı doğru bir yere koymak için şöyle bir mukayese yapmak daha yerinde olacaktır; hepimizi çıktığı ve kullanmaya başladığımız andan itibaren şaşırtan, kolayca benimsediğimiz ve kolaylık sağlayan Google’nin tercüme programı bir yapay zeka uygulaması değil! Google’nin bu uygulama sisteminin künyesine baktığınızda bunun bir makine öğrenmesi (machine learning) olduğunu göreceksiniz. Bu ne demek? Sistem güçlü bir algoritma + big data ile çalışıyor demek. Bu sistemde yapay nörönal ağlar şimdilik kullanılmıyor. Nörönal ağlarla döşenmiş sisteme “Deep Learning” deniyor. Bu sistemde mega-enformasyonlar big data ile değişik düzlemlerde, karmaşık yapıda (nörönal sistem) anlam kazanmaya başlıyor. Yani, öncesinde bir algoritma ile yönlendirilmiyor. Otomotiv sektöründeki otonom sürüş bir “deep learning” sistemidir. 

Makine Zekası 

Bu konuya niçin değindim? Geçtiğimiz günlerde Almanya hükümeti Dijitalleşme Programı çerçevesinde Yapay Zeka içerikli yeni bir program açıkladı. Üç milyar Euro bütçeli bu programa göre, değişik disiplinlerde yapay zeka uygulamalarını geliştirecek reel laboratuvarların kurulması, üniversitelerde başlangıçta en az 100 yeni Profesörlük kadrosu açarak araştırma-geliştirme-uygulama örneklerine destek verilmesi, üniversite-işletme işbirliğinin bu alanda artırılması öngörülüyor. Aralık 2018’de düzenlenecek Yapay Zeka Zirvesi ile daha geniş çevrelere ulaşılma ve program içeriğini genişletme hedef alınmış durumda.

Almanya, dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları diye adlandıracağımız alanda ABD ve Çin’e göre nispeten biraz geri bir pozisyonda idi. Şimdi bu açığı gidermek için yeni bir seferberlik başlatılıyor. Çünkü Almanya otomotiv ve makine sektöründeki klasik liderliğini bu yeni teknolojileri ıskalamış bir ülke olarak kaybetmek istemiyor. Otomotiv ve makine alanında geçen dönemde biriktirilmiş bilgi, deneyim ve tecrübeleri yeni teknikler aracılığıyla yeni bir düzleme yeni bir döneme taşımak istiyor.

Almanya’nın “machine learning” ve “deep learning” uygulamalarını (dikkat edin bu iki kavram İngilizce ve bu bile liderliği bu güne kadar başkalarına kaptırdıklarının bir göstergesi) bu iki sektörde çoğaltmak ve lider konuma yükselmek için değişik ülke ve işletmelerle işbirliklerini artırmaya özen gösteriyor (Volkswagen firması bu alanda Microsoft firması ile bulut teknolojisi ve “big data” işlemleri için sözleşme imzaladı, ha keza Mercedes ve BMW firmalarının da başka teknoloji şirketleri ile anlaşmaları var). Teknolojide gelinen seviye, durum itibari ile artık herhangi bir şeyi tek başına ‘icat’ etmeniz, uygulamanın sadece sizde olması gerekmiyor. Bu dönem bir yönü ile teknolojide hız dönemi ise diğer yönden de ‘hız’a yetişmek için daha fazla işbirlikleri, “network” lar üzerinden iş modelleri geliştirme dönemidir!

Makine ve otomotiv sektörünün veya otomotiv tedarik sanayisinin Türkiye için önemimin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde Almanya ile ticari ilişkilerin yanı sıra teknolojik işbirliklerinin geliştirilmesi için daha fazla mesai ve enerji harcanmalıdır. Konjonktürel durum bu işbirlikleri için oldukça uygun! Ayrıca da Silikon Valley’e gitmeye gerek yok, Almanya’nın değişik bölgelerinde inovasyon ve teknoloji havzaları oluşmaya başladı. Bu yörelere  Türk işletmeler ve/veya start up’lar hemen şimdiden inceleme ziyaretleri düzenlemeli. Bu havzalar ilerde hem Avrupa bölgesi hem de küresel anlamda önemli lider pozisyonların gelişeceği, geliştirileceği alanlar olacaktır.

Ahmet Yılmaz

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş